Kapsam
Yazı; yolsuz tescili, üçüncü kişinin iyiniyetini, araştırma yükünün sınırını, bedel ve zilyetlik emarelerini, ardışık devirleri ve tescil mümkün olmazsa tazminat seçeneklerini inceler.
Kısa Cevap
Tapudaki yolsuz kayda güvenerek aynî hak kazanan üçüncü kişi ancak gerçekten iyiniyetliyse korunur. Sicil dışındaki belirgin şüphe işaretlerini görmezden gelen kişi yalnız tapu kaydına dayanarak koruma elde edemez.
Yolsuz Tescilin Belirlenmesi
Geçerli bir hukukî sebebe dayanmayan veya gerçek hak durumunu yansıtmayan kayıt yolsuzdur. İlk işlemin sahte vekâlet, ehliyetsizlik, muvazaa ya da geçersiz sözleşme nedeniyle sakat olması ayrı ayrı incelenir.
Sicile Güvenin Koruduğu Kişi
Koruma, yolsuz kaydı doğru sanarak tapuda aynî hak edinen sonraki kişiye yöneliktir. İlk sakat işlemin doğrudan tarafı, kendi geçersiz işlemine sicile güven ilkesiyle geçerlilik kazandıramaz.
İyiniyet ve Özen
Edinenin yolsuzluğu bilmemesi kadar, gerekli özeni gösterse dahi bilemeyecek durumda olması gerekir. Olağandışı düşük bedel, taşınmazı kullanan başka kişiler, yakın akrabalık, hızlı ardışık devirler ve dava şerhleri şüpheyi artırır.
Zilyetlik ve Saha İncelemesi
Tapuda boş veya farklı nitelikte görünen taşınmazda başkasının açık kullanımının bulunması, edinenden açıklama istemesini gerektirebilir. Her alıcıya sınırsız araştırma yükü yüklenmez; işlemin olağan akıştan sapması önemlidir.
Sonraki Devirlerin Etkisi
İlk sonraki kişi kötüniyetliyken daha sonra iyiniyetli bir kişiye devir yapılması ya da tersine iyiniyetli edinimden sonra yeni devir gerçekleşmesi, aynî hakkın akıbetini değiştirir. Her devir halkası kendi edinim anına göre incelenir.
Aynî Talep Korunamazsa
İyiniyetli üçüncü kişinin kazanımı korunursa gerçek hak sahibi taşınmazı geri alamayabilir. Bu durumda sahte veya geçersiz işleme katılanlara, temsilciye ya da koşulları varsa sicilin tutulmasından doğan sorumluluğa dayalı para talepleri değerlendirilir.
Delil Planı ve İspat Yükü
Tüm tedavülleri gösteren tapu kayıtları ve akit tabloları ile başlayan ispat planı, çok sayıda belge sunmak yerine her çekişmeli vakıayı doğru delille eşleştirmeyi gerektirir. İddianın dayanağı ile karşı tarafın muhtemel savunması iki ayrı sütunda kurulmalı; ispat yükünün kime ait olduğu ve delilin hangi kurumdan ne kadar süre içinde alınabileceği gösterilmelidir. Aşağıdaki kayıtlar bu nedenle birbirinin tekrarı değil, farklı vakıaları doğrulayan bir delil zinciridir.
Tüm Tedavülleri Gösteren Tapu Kayıtları ve Akit Tabloları
Tüm tedavülleri gösteren tapu kayıtları ve akit tabloları, yalnız dosyaya eklenecek bir kayıt değildir. Bu delilin hangi kurucu, engelleyici veya sona erdirici vakıayı gösterdiği; kim tarafından, hangi tarihte ve hangi işlem bağlamında oluşturulduğu dilekçede açıklanmalıdır. Belgenin tamamı görülmeden seçilmiş bir sayfa, ekran görüntüsü veya tarafça hazırlanmış özet üzerinden kesin sonuca gidilmemelidir.
Satış bedelinin ödendiğini gösteren banka hareketleri ile çapraz doğrulama yapılması, tarih, taraf, miktar ve işlem bağlantısındaki uyuşmazlıkları görünür kılar. Belge karşı tarafın veya üçüncü kişinin elindeyse ibraz talebi, kurum müzekkeresi, delil tespiti ya da bilirkişi incelemesi için hangi usul aracının kullanılacağı baştan belirlenmelidir. Elektronik kayıtlarda özgün dosya, zaman damgası, erişim geçmişi ve değişiklik izi korunmalı; hukuka aykırı elde edilen verinin ispat değeri ayrıca tartışılmalıdır.
Satış Bedelinin Ödendiğini Gösteren Banka Hareketleri
Satış bedelinin ödendiğini gösteren banka hareketleri bakımından ilk soru, kaydın mevcut olup olmadığı değil hangi tartışmalı olguyu ispatlayabildiğidir. Düzenleyen kişi veya kurum, düzenleme amacı, kayıt dönemi ve karşı tarafa aidiyet açıkça belirlenmelidir. Belgenin içeriği iddiayı yalnız dolaylı biçimde destekliyorsa aradaki çıkarım zinciri gösterilmeli; yorum, belgenin kendi ifadesi gibi sunulmamalıdır.
Bu kayıt, zilyetlik, kullanım, akrabalık ve işlemler arası bağı gösteren deliller ile birlikte okunduğunda anlatım ile dış kaynak arasındaki uyum denetlenebilir. Çelişki varsa belgenin aslı, dayanak kayıtları ve düzenleyenin açıklaması istenmeli; eksiklik bilirkişinin hukukî nitelendirme yapması beklenerek kapatılmamalıdır. Kişisel veri, ticari sır veya soruşturma gizliliği içeren bölümlerde dosyaya sunma yöntemi ile inceleme hakkı arasında ölçülü bir çözüm kurulmalıdır.
Zilyetlik, Kullanım, Akrabalık ve İşlemler Arası Bağı Gösteren Deliller
Zilyetlik, kullanım, akrabalık ve işlemler arası bağı gösteren deliller, zaman içinde değişebilen veya kaybolabilen bir delil niteliği taşıyabilir. Bu nedenle kaynağın korunması, talep tarihinin belgelenmesi ve mümkünse değiştirilemez örneğin alınması esasa ilişkin tartışmadan önce ele alınmalıdır. Sonradan oluşturulan açıklama ile olay anındaki kayıt birbirinden ayrılmalı; boşluklar varsayımla tamamlanmamalıdır.
Tüm tedavülleri gösteren tapu kayıtları ve akit tabloları aynı olayın başka bir aşamasını gösteriyorsa iki kayıt arasındaki tarih ve işlem bağı kurulmalıdır. Delil, iddia sahibinin elinde değilse hangi makamdan hangi hukuki dayanakla isteneceği somutlaştırılmalı; ret hâlinde başvurulacak yol ve saklama süresi dosya notuna eklenmelidir. Güvenilirlik itirazı bekleniyorsa metadata, imza, mühür, log veya karşılaştırma örneği daha tahkikat başlamadan belirlenmelidir.
Dosyaya Konulacak Temel Kayıtlar
- Tüm tedavülleri gösteren tapu kayıtları ve akit tabloları
- Satış bedelinin ödendiğini gösteren banka hareketleri
- Zilyetlik, kullanım, akrabalık ve işlemler arası bağı gösteren deliller
Usul ve Başvuru Sırası
İlk usul adımı “dava açılmadan önce güncel malik, ara malik ve takyidatlar tarihçeli kayıtla tespit edilir” olarak belirlenmiştir. Maddi hakkın varlığı ile bu hakkın hangi yol üzerinden korunacağı aynı soru değildir. Aşağıdaki sıra, somut olayın tarihine ve taraf sıfatlarına göre uyarlanmalı; zorunlu başvuru ile dava veya kanun yolu sürelerinin birbirini durdurup durdurmadığı ayrıca gösterilmelidir.
Usul Adımı: Dava Açılmadan Önce Güncel Malik, Ara Malik ve Takyidatlar Tarihçeli Kayıtla Tespit Edilir
Bu aşamada dava açılmadan önce güncel malik, ara malik ve takyidatlar tarihçeli kayıtla tespit edilir. Amaç, uyuşmazlığın doğru taraflar arasında, doğru merci önünde ve incelenebilir bir talep sonucuyla yürütülmesini sağlamaktır. Görev, kesin yetki, dava şartı arabuluculuk, zorunlu idari başvuru, harç ve tebligat sorunları maddi haklılıktan ayrı denetlenmelidir. Bir usul şartının sonradan tamamlanıp tamamlanamayacağı varsayımla değil, özel hüküm ve güncel içtihatla belirlenmelidir.
“Dava açılmadan önce güncel malik, ara malik ve takyidatlar tarihçeli kayıtla tespit edilir” adımı takvime işlendiğinde başvuru tarihi, teslim veya tebliğ belgesi, karşı tarafın cevabı ve varsa kesinleşme bilgisi aynı kayıt altında tutulmalıdır. Başvurunun yalnız yapılmış olması yeterli değildir; ileri sürülen vakıa ve taleplerin sonraki dava veya kanun yolunu daraltıp daraltmadığı da kontrol edilmelidir.
Usul Adımı: Tapu İptali Mümkün Görülmezse Sorumlu Kişilere Karşı Terditli veya Ayrı Tazminat Seçenekleri Usulen Değerlendirilir
İkinci adımda “tapu iptali mümkün görülmezse sorumlu kişilere karşı terditli veya ayrı tazminat seçenekleri usulen değerlendirilir” işlemi yürütülür. Bu aşamada yalnız kabul edilebilirlik değil, incelemenin hangi vakıa ve talepler üzerinde yürütüleceği de belirlenir. Taraf teşkili, delillerin hangi sırayla toplanacağı, uzman incelemesinin kapsamı ve esaslı itirazların kararda karşılanması birlikte planlanmalıdır. Bilirkişiden hukukî sonuç değil, özel veya teknik bilgi gerektiren maddi tespit istenmelidir.
“Tapu iptali mümkün görülmezse sorumlu kişilere karşı terditli veya ayrı tazminat seçenekleri usulen değerlendirilir” işleminin sonucu, sonraki başvuru veya infaz aşamasına elverişli bir belgeyle kayıt altına alınmalıdır. Kısmi kabul, feragat, sulh, ara karar veya ret varsa bunun hangi talebi ne ölçüde etkilediği açıkça işaretlenmeli; kanun yolu incelemesinde ileri sürülecek hata ilk derece aşamasındaki itirazla ilişkilendirilmelidir. Kişi, dönem, işlem ve tutar belirsizliği hükmün uygulanmasını güçleştireceğinden talep sonucu son kez bu aşamada denetlenmelidir.
Uygulama Sırası
- Dava açılmadan önce güncel malik, ara malik ve takyidatlar tarihçeli kayıtla tespit edilir.
- Tapu iptali mümkün görülmezse sorumlu kişilere karşı terditli veya ayrı tazminat seçenekleri usulen değerlendirilir.
Süreler ve Hak Kaybı Riski
Süre Uyarısı
Geçersiz işlemin, her devir halkasının ve öğrenmenin tarihleri çıkarılır. Bu süre hesaplanırken olay, öğrenme, usulüne uygun bildirim, başvuru, ret, son tutanak ve karar tarihleri tek kronolojide fakat ayrı hukuki nitelikleriyle gösterilmelidir. Başlangıç kanıtlanamıyorsa yalnız son gün hesabı güvenli sonuç vermez; tebligat parçası, UETS kaydı, başvuru alındısı veya noter belgesi dosyaya alınmalıdır.
“Geçersiz işlemin, her devir halkasının ve öğrenmenin tarihleri çıkarılır” uyarısının zamanaşımı mı, hak düşürücü süre mi, usul süresi mi yoksa sözleşmesel bildirim süresi mi olduğu açıkça yazılmalıdır. Adli tatil, resmî tatil, elektronik tebligat, zorunlu arabuluculuk ve idari başvurunun etkisi her süre türünde aynı değildir.
Süre Uyarısı
Aynî talep ile kişisel tazminat taleplerinin süre rejimleri birbirine karıştırılmaz. Bu ikinci zaman kuralı, ilk süreyle aynı başlangıca veya aynı sonuca sahip kabul edilmemelidir. Öğrenme ile tebliğ, muacceliyet ile zarar tarihi, karar ile kesinleşme farklı hukuki olaylardır. Her tarih için dayanak belge ve uygulanacak hüküm yazılmadan yapılan tek satırlık takvim, hak kaybını önlemeye yetmez.
“Aynî talep ile kişisel tazminat taleplerinin süre rejimleri birbirine karıştırılmaz” uyarısı bakımından sürenin durması, kesilmesi veya yeniden başlaması ileri sürülüyorsa bunu doğuran başvurunun yetkili makama ve süresi içinde yapıldığı belgelenmelidir. Karşı tarafın süre itirazı bekleniyorsa alternatif başlangıç ihtimallerinin her biri ayrı hesaplanmalı; en erken biten güvenli tarih esas alınmalıdır. Acil koruma veya delil muhafazası mümkünse esas incelemenin tamamlanması beklenmeden ölçülü bir başvuru değerlendirilmelidir.
İleri Sürülebilecek Talepler
Yolsuz kaydın iptali ve gerçek hak sahibi adına tescil ekseninde kurulacak talep stratejisinde asıl, terditli veya yardımcı sonuçlar; karşı tarafın savunması ve delil durumu gözetilerek ayrılmalıdır. Aşağıdaki korumaların aynı dosyada birlikte istenip istenemeyeceği görev, harç, hukuki yarar ve mükerrerlik yönünden denetlenmelidir.
Yolsuz Kaydın İptali ve Gerçek Hak Sahibi Adına Tescil
Yolsuz kaydın iptali ve gerçek hak sahibi adına tescil talebi, sonuç bölümünde açık, hüküm kurulabilir ve uygulanabilir biçimde gösterilmelidir. Talebin dayandığı vakıa, uygulanacak hüküm, ispat aracı, başlangıç tarihi ve varsa miktar veya hesap yöntemi birbirinden ayrılmalıdır. Mahkemenin hukuki nitelendirme yetkisi, tarafın vakıayı ve istediği hukuki korumayı belirsiz bırakmasına imkân vermez.
Üçüncü kişinin kazanımı korunursa sorumlulardan zararın tazmini ile ilişki ayrıca kurulmalıdır. Talepler birlikte hükme bağlanabiliyorsa yığılma; biri kabul edilmezse diğeri incelenecekse terdit; aynı hakkın seçimlik sonuçları söz konusuysa seçim sırası açıkça belirtilmelidir.
Üçüncü Kişinin Kazanımı Korunursa Sorumlulardan Zararın Tazmini
Üçüncü kişinin kazanımı korunursa sorumlulardan zararın tazmini isteminin asıl talebin reddine mi, başka bir hukukî nitelendirmeye mi yoksa giderilemeyen sonuca mı bağlandığı açıklanmalıdır. Konusu başlangıçta tam belirlenemiyorsa belirsizliğin nedeni ve incelemede kullanılacak veriler gösterilmeli; harç veya ferî sonuçlar ancak bu istem bakımından uygulanabiliyorsa ayrıca kurulmalıdır.
Bu sonuç, yolsuz kaydın iptali ve gerçek hak sahibi adına tescil talebiyle aynı zarar veya edimi iki kez karşılamamalıdır. Geçici koruma isteniyorsa güncel tehlike, yaklaşık ispat, teminat ve ölçülülük ayrıca gerekçelendirilmelidir. Kabul hâlinde hükmün hangi kişi veya kayıt üzerinde, hangi dönem ve kapsamla uygulanacağı talep sonucundan anlaşılabilmelidir.
Talep Kontrolü
- Yolsuz kaydın iptali ve gerçek hak sahibi adına tescil
- Üçüncü kişinin kazanımı korunursa sorumlulardan zararın tazmini
Sık Sorulan Uygulama Soruları
Tapuya Bakmak Her Zaman Yeterli Midir?
Olağan bir işlemde çoğu zaman güçlü bir dayanaktır; fakat açık şüphe işaretleri varsa ek araştırma beklenebilir.
Düşük Satış Bedeli Tek Başına Kötüniyet İspatı Mıdır?
Genellikle tek başına kesin değildir; akrabalık, ödeme izi, kullanım ve devir hızı gibi diğer olgularla birlikte değerlendirilir.
Dava Şerhi Varsa Alıcı İyiniyetli Olabilir Mi?
Şerhin içeriği ve tarihi önemlidir; uyuşmazlığı gösteren kayıt, alıcının bilmediği savunmasını ciddi biçimde zayıflatır.
Sahte Vekâletle Yapılan Satışta Ev Geri Alınır Mı?
Sonraki malikin sicile güvenle korunup korunmadığı belirleyicidir; korunuyorsa para tazmini yolu öne çıkabilir.
Doğrulanmış Kanun Dayanağı
4721 Sayılı Türk Medenî Kanunu — m.1023
“Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur.” — Alıntının yeri: Türk Medenî Kanunu m.1023, tam madde.
Kanun alıntısı 2026-08-31 tarihinde TBMM, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu kabul metni, m.1023 üzerinden doğrulanmıştır. Güncel kanun metni somut olayın tarihi ve geçiş hükümleriyle birlikte ayrıca kontrol edilmelidir. Sicil zinciri, yevmiye tarihleri, şerh ve beyanlar, üçüncü kişinin bedel ödeme biçimi ve uyuşmazlığı bilebileceğini gösteren olgular araştırılmalıdır. TMK m.1023 her tapu devrini soyut biçimde korumaz; iyiniyetin korunabilirliği ve yolsuz tescilin türü somutlaştırılmalı, güncel metin MBS'den denetlenmelidir.
Doktrindeki Yaklaşımlar
İpek Betül Aldemir Toprak: Yargıtay’ın 16.05.2025 Tarih E.2024/1, K.2025/2 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı Sonrasında Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmelerinde Üçüncü Kişilerin Tapu Siciline Güveninin ve Mülkiyet Hakkının Korunması
Üçüncü kişinin korunması yalnız sicilde bir kayıt bulunmasına değil, ayni hak kazanımına ve kazanım anındaki iyiniyete bağlıdır; temel sözleşmedeki sakatlığın niteliği de sonuçta belirleyicidir.
“Üçüncü kişi, yüklenici adına yapılan tapu kaydına güvenerek mülkiyet hakkını kazanmaktadır.” — Alıntının yeri: Öz, ilk paragrafın son cümlesi.
Künye: İpek Betül Aldemir Toprak, “Yargıtay’ın 16.05.2025 Tarih E.2024/1, K.2025/2 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı Sonrasında Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmelerinde Üçüncü Kişilerin Tapu Siciline Güveninin ve Mülkiyet Hakkının Korunması”, Hacettepe Hukuk Fakültesi Dergisi, 2026, C. 16, S. 2, s. 43-72. Kalıcı yayın bağlantısı. Doğrulama tarihi: 2026-08-31. Öğretideki görüş bağlayıcı kural olmayıp kanun, içtihat ve somut olayla birlikte değerlendirilmelidir.
Doğrulanmış İçtihat
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/5983, K. 2025/4642, 21.10.2025
“Tapu kütüğündeki tescile iyi niyetle dayanarak mülkiyet” — Alıntının yeri: Gerekçe, “Tapu kütüğündeki tescile iyi niyetle dayanarak mülkiyet...” ibaresinin yer aldığı paragraf.
Kararın sonucu: bozma. Alıntı ve künye, 31.08.2026 tarihinde resmî karar tam metninden doğrulanmıştır. Kararın sonucu ile gerekçedeki bu cümle birlikte okunmalı; somut olayın maddi vakıaları farklı bir dosyaya kendiliğinden taşınmamalıdır.
Somut olayla benzerlik: Tapu sicilindeki tescile dayanarak aynî hak kazanan üçüncü kişinin iyi niyet koruması incelenmiştir.
Kararın uygulanma sınırı: Üçüncü kişi yolsuz tescili biliyor veya bilmesi gerekiyorsa sicile güven korumasından yararlanamaz; araştırma yükümlülüğü olay bazında belirlenir.
Kaynakça ve Karar Doğrulaması

Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
