Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Tapu Davasında Alacağın Devri Sınırları

Tapu iptali ve tescil talebinin dava sırasında devri, alacağın temliki ile dava konusunun devri arasındaki ayrım. İnceleme, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin E. 2026/1245, K. 2026/1817 sayılı kararı ışığında delil ve usul ölçütlerini açıklar.

Sorumlu yazarAv. Ali Armağan KILIÇ
Yayın tarihi
Son güncelleme
Okuma süresi2.024 kelime · 10 dk

Kapsam

İnceleme; alacağın temlikini, dava konusunun devrini, kişiye bağlı hakları, taraf değişikliğini, yeni malikin konumunu ve hükmün icrasını ele alır.

Kısa Cevap

Dava sırasında alacağın devri, taşınmazın veya dava konusu aynî hakkın devriyle aynı değildir. Devredilen hakkın niteliği ve devir zamanı, davaya kimin hangi sıfatla devam edeceğini belirler.

Alacak Devri ile Aynî Devir Ayrımı

Bir sözleşmeden doğan tescil isteminin veya tazminat alacağının devri kişisel hakkın temlikidir. Tapuda mülkiyetin devri ise dava konusu malın el değiştirmesidir ve usul hukuku bakımından farklı sonuç doğurur.

Devredilebilir Hakkın Belirlenmesi

Malvarlığına ilişkin alacaklar kural olarak devredilebilir; kanun, sözleşme veya işin niteliği devir yasağı yaratabilir. Kişiye sıkı sıkıya bağlı yetkiler ve yalnız belirli bir taraf ilişkisinde kullanılabilen haklar ayrıca değerlendirilir.

Temlik Sözleşmesinin Kapsamı

Belgede hangi alacağın, ferileriyle birlikte mi ve ne ölçüde devredildiği açık olmalıdır. 'Davadan doğan tüm haklar' gibi genel ifadeler; tescil, bedel iadesi, faiz ve yargılama giderleri bakımından yorum ihtilafı yaratabilir.

Dava Konusunun Devri

Davalı taşınmazı dava sürerken üçüncü kişiye devrederse davacı, usul kanununun sağladığı seçim çerçevesinde yeni malike yönelme veya davasını tazminat ekseninde sürdürme olanağını değerlendirir. Tapu durumu derhâl güncellenmelidir.

Taraf Sıfatı ve Usul İşlemleri

Alacağın temliki her zaman kendiliğinden taraf değişikliği yaratmaz. Temlik edenin davayı takip yetkisi, devralanın müdahalesi veya taraf değişikliği; talebin niteliği ve karşı tarafın korunması gözetilerek çözülür.

Hüküm ve İcra

Hükmün kimin adına kurulacağı ile ilamı kimin icra edebileceği devir belgesinde ve yargılama sırasında açıklığa kavuşturulmalıdır. Aksi hâlde maddi haklılık bulunsa bile infazda yeni uyuşmazlık çıkabilir.

Delil Planı ve İspat Yükü

Alacağın devri sözleşmesinin aslı ve bildirim belgeleri ile başlayan ispat planı, çok sayıda belge sunmak yerine her çekişmeli vakıayı doğru delille eşleştirmeyi gerektirir. İddianın dayanağı ile karşı tarafın muhtemel savunması iki ayrı sütunda kurulmalı; ispat yükünün kime ait olduğu ve delilin hangi kurumdan ne kadar süre içinde alınabileceği gösterilmelidir. Aşağıdaki kayıtlar bu nedenle birbirinin tekrarı değil, farklı vakıaları doğrulayan bir delil zinciridir.

Alacağın Devri Sözleşmesinin Aslı ve Bildirim Belgeleri

Alacağın devri sözleşmesinin aslı ve bildirim belgeleri, yalnız dosyaya eklenecek bir kayıt değildir. Bu delilin hangi kurucu, engelleyici veya sona erdirici vakıayı gösterdiği; kim tarafından, hangi tarihte ve hangi işlem bağlamında oluşturulduğu dilekçede açıklanmalıdır. Belgenin tamamı görülmeden seçilmiş bir sayfa, ekran görüntüsü veya tarafça hazırlanmış özet üzerinden kesin sonuca gidilmemelidir.

Dava tarihinden sonraki tapu tedavülleri ile çapraz doğrulama yapılması, tarih, taraf, miktar ve işlem bağlantısındaki uyuşmazlıkları görünür kılar. Belge karşı tarafın veya üçüncü kişinin elindeyse ibraz talebi, kurum müzekkeresi, delil tespiti ya da bilirkişi incelemesi için hangi usul aracının kullanılacağı baştan belirlenmelidir. Elektronik kayıtlarda özgün dosya, zaman damgası, erişim geçmişi ve değişiklik izi korunmalı; hukuka aykırı elde edilen verinin ispat değeri ayrıca tartışılmalıdır.

Dava Tarihinden Sonraki Tapu Tedavülleri

Dava tarihinden sonraki tapu tedavülleri bakımından ilk soru, kaydın mevcut olup olmadığı değil hangi tartışmalı olguyu ispatlayabildiğidir. Düzenleyen kişi veya kurum, düzenleme amacı, kayıt dönemi ve karşı tarafa aidiyet açıkça belirlenmelidir. Belgenin içeriği iddiayı yalnız dolaylı biçimde destekliyorsa aradaki çıkarım zinciri gösterilmeli; yorum, belgenin kendi ifadesi gibi sunulmamalıdır.

Bu kayıt, asıl sözleşme, ödeme belgeleri ve talebin ferilerini gösteren kayıtlar ile birlikte okunduğunda anlatım ile dış kaynak arasındaki uyum denetlenebilir. Çelişki varsa belgenin aslı, dayanak kayıtları ve düzenleyenin açıklaması istenmeli; eksiklik bilirkişinin hukukî nitelendirme yapması beklenerek kapatılmamalıdır. Kişisel veri, ticari sır veya soruşturma gizliliği içeren bölümlerde dosyaya sunma yöntemi ile inceleme hakkı arasında ölçülü bir çözüm kurulmalıdır.

Asıl Sözleşme, Ödeme Belgeleri ve Talebin Ferilerini Gösteren Kayıtlar

Asıl sözleşme, ödeme belgeleri ve talebin ferilerini gösteren kayıtlar, zaman içinde değişebilen veya kaybolabilen bir delil niteliği taşıyabilir. Bu nedenle kaynağın korunması, talep tarihinin belgelenmesi ve mümkünse değiştirilemez örneğin alınması esasa ilişkin tartışmadan önce ele alınmalıdır. Sonradan oluşturulan açıklama ile olay anındaki kayıt birbirinden ayrılmalı; boşluklar varsayımla tamamlanmamalıdır.

Alacağın devri sözleşmesinin aslı ve bildirim belgeleri aynı olayın başka bir aşamasını gösteriyorsa iki kayıt arasındaki tarih ve işlem bağı kurulmalıdır. Delil, iddia sahibinin elinde değilse hangi makamdan hangi hukuki dayanakla isteneceği somutlaştırılmalı; ret hâlinde başvurulacak yol ve saklama süresi dosya notuna eklenmelidir. Güvenilirlik itirazı bekleniyorsa metadata, imza, mühür, log veya karşılaştırma örneği daha tahkikat başlamadan belirlenmelidir.

Dosyaya Konulacak Temel Kayıtlar

  • Alacağın devri sözleşmesinin aslı ve bildirim belgeleri
  • Dava tarihinden sonraki tapu tedavülleri
  • Asıl sözleşme, ödeme belgeleri ve talebin ferilerini gösteren kayıtlar

Usul ve Başvuru Sırası

İlk usul adımı “devir öğrenildiğinde mahkemeye belge sunularak hakkın türü ve istenen usul sonucu açıkça bildirilir” olarak belirlenmiştir. Maddi hakkın varlığı ile bu hakkın hangi yol üzerinden korunacağı aynı soru değildir. Aşağıdaki sıra, somut olayın tarihine ve taraf sıfatlarına göre uyarlanmalı; zorunlu başvuru ile dava veya kanun yolu sürelerinin birbirini durdurup durdurmadığı ayrıca gösterilmelidir.

Usul Adımı: Devir Öğrenildiğinde Mahkemeye Belge Sunularak Hakkın Türü ve İstenen Usul Sonucu Açıkça Bildirilir

Bu aşamada devir öğrenildiğinde mahkemeye belge sunularak hakkın türü ve istenen usul sonucu açıkça bildirilir. Amaç, uyuşmazlığın doğru taraflar arasında, doğru merci önünde ve incelenebilir bir talep sonucuyla yürütülmesini sağlamaktır. Görev, kesin yetki, dava şartı arabuluculuk, zorunlu idari başvuru, harç ve tebligat sorunları maddi haklılıktan ayrı denetlenmelidir. Bir usul şartının sonradan tamamlanıp tamamlanamayacağı varsayımla değil, özel hüküm ve güncel içtihatla belirlenmelidir.

“Devir öğrenildiğinde mahkemeye belge sunularak hakkın türü ve istenen usul sonucu açıkça bildirilir” adımı takvime işlendiğinde başvuru tarihi, teslim veya tebliğ belgesi, karşı tarafın cevabı ve varsa kesinleşme bilgisi aynı kayıt altında tutulmalıdır. Başvurunun yalnız yapılmış olması yeterli değildir; ileri sürülen vakıa ve taleplerin sonraki dava veya kanun yolunu daraltıp daraltmadığı da kontrol edilmelidir.

Usul Adımı: Güncel Malik Aleyhine Tescil İsteniyorsa Taraf Teşkili ve Harç Etkisi Ara Karar Beklenmeden Değerlendirilir

İkinci adımda “güncel malik aleyhine tescil isteniyorsa taraf teşkili ve harç etkisi ara karar beklenmeden değerlendirilir” işlemi yürütülür. Bu aşamada yalnız kabul edilebilirlik değil, incelemenin hangi vakıa ve talepler üzerinde yürütüleceği de belirlenir. Taraf teşkili, delillerin hangi sırayla toplanacağı, uzman incelemesinin kapsamı ve esaslı itirazların kararda karşılanması birlikte planlanmalıdır. Bilirkişiden hukukî sonuç değil, özel veya teknik bilgi gerektiren maddi tespit istenmelidir.

“Güncel malik aleyhine tescil isteniyorsa taraf teşkili ve harç etkisi ara karar beklenmeden değerlendirilir” işleminin sonucu, sonraki başvuru veya infaz aşamasına elverişli bir belgeyle kayıt altına alınmalıdır. Kısmi kabul, feragat, sulh, ara karar veya ret varsa bunun hangi talebi ne ölçüde etkilediği açıkça işaretlenmeli; kanun yolu incelemesinde ileri sürülecek hata ilk derece aşamasındaki itirazla ilişkilendirilmelidir. Kişi, dönem, işlem ve tutar belirsizliği hükmün uygulanmasını güçleştireceğinden talep sonucu son kez bu aşamada denetlenmelidir.

Uygulama Sırası

  1. Devir öğrenildiğinde mahkemeye belge sunularak hakkın türü ve istenen usul sonucu açıkça bildirilir.
  2. Güncel malik aleyhine tescil isteniyorsa taraf teşkili ve harç etkisi ara karar beklenmeden değerlendirilir.

Süreler ve Hak Kaybı Riski

Süre Uyarısı

Temlik, karşı tarafa bildirim, dava konusu devir ve öğrenme tarihleri kaydedilir. Bu süre hesaplanırken olay, öğrenme, usulüne uygun bildirim, başvuru, ret, son tutanak ve karar tarihleri tek kronolojide fakat ayrı hukuki nitelikleriyle gösterilmelidir. Başlangıç kanıtlanamıyorsa yalnız son gün hesabı güvenli sonuç vermez; tebligat parçası, UETS kaydı, başvuru alındısı veya noter belgesi dosyaya alınmalıdır.

“Temlik, karşı tarafa bildirim, dava konusu devir ve öğrenme tarihleri kaydedilir” uyarısının zamanaşımı mı, hak düşürücü süre mi, usul süresi mi yoksa sözleşmesel bildirim süresi mi olduğu açıkça yazılmalıdır. Adli tatil, resmî tatil, elektronik tebligat, zorunlu arabuluculuk ve idari başvurunun etkisi her süre türünde aynı değildir.

Süre Uyarısı

Devir, asıl alacağın zamanaşımını kendiliğinden yenilemediğinden mevcut süre hesabı korunur. Bu ikinci zaman kuralı, ilk süreyle aynı başlangıca veya aynı sonuca sahip kabul edilmemelidir. Öğrenme ile tebliğ, muacceliyet ile zarar tarihi, karar ile kesinleşme farklı hukuki olaylardır. Her tarih için dayanak belge ve uygulanacak hüküm yazılmadan yapılan tek satırlık takvim, hak kaybını önlemeye yetmez.

“Devir, asıl alacağın zamanaşımını kendiliğinden yenilemediğinden mevcut süre hesabı korunur” uyarısı bakımından sürenin durması, kesilmesi veya yeniden başlaması ileri sürülüyorsa bunu doğuran başvurunun yetkili makama ve süresi içinde yapıldığı belgelenmelidir. Karşı tarafın süre itirazı bekleniyorsa alternatif başlangıç ihtimallerinin her biri ayrı hesaplanmalı; en erken biten güvenli tarih esas alınmalıdır. Acil koruma veya delil muhafazası mümkünse esas incelemenin tamamlanması beklenmeden ölçülü bir başvuru değerlendirilmelidir.

İleri Sürülebilecek Talepler

Devredilen alacağa dayalı tescil veya alacak hükmü ekseninde kurulacak talep stratejisinde asıl, terditli veya yardımcı sonuçlar; karşı tarafın savunması ve delil durumu gözetilerek ayrılmalıdır. Aşağıdaki korumaların aynı dosyada birlikte istenip istenemeyeceği görev, harç, hukuki yarar ve mükerrerlik yönünden denetlenmelidir.

Devredilen Alacağa Dayalı Tescil veya Alacak Hükmü

Devredilen alacağa dayalı tescil veya alacak hükmü talebi, sonuç bölümünde açık, hüküm kurulabilir ve uygulanabilir biçimde gösterilmelidir. Talebin dayandığı vakıa, uygulanacak hüküm, ispat aracı, başlangıç tarihi ve varsa miktar veya hesap yöntemi birbirinden ayrılmalıdır. Mahkemenin hukuki nitelendirme yetkisi, tarafın vakıayı ve istediği hukuki korumayı belirsiz bırakmasına imkân vermez.

Dava konusu devredilmişse yeni malike karşı aynî talep yahut devredene karşı tazminat ile ilişki ayrıca kurulmalıdır. Talepler birlikte hükme bağlanabiliyorsa yığılma; biri kabul edilmezse diğeri incelenecekse terdit; aynı hakkın seçimlik sonuçları söz konusuysa seçim sırası açıkça belirtilmelidir.

Dava Konusu Devredilmişse Yeni Malike Karşı Aynî Talep Yahut Devredene Karşı Tazminat

Dava konusu devredilmişse yeni malike karşı aynî talep yahut devredene karşı tazminat isteminin asıl talebin reddine mi, başka bir hukukî nitelendirmeye mi yoksa giderilemeyen sonuca mı bağlandığı açıklanmalıdır. Konusu başlangıçta tam belirlenemiyorsa belirsizliğin nedeni ve incelemede kullanılacak veriler gösterilmeli; harç veya ferî sonuçlar ancak bu istem bakımından uygulanabiliyorsa ayrıca kurulmalıdır.

Bu sonuç, devredilen alacağa dayalı tescil veya alacak hükmü talebiyle aynı zarar veya edimi iki kez karşılamamalıdır. Geçici koruma isteniyorsa güncel tehlike, yaklaşık ispat, teminat ve ölçülülük ayrıca gerekçelendirilmelidir. Kabul hâlinde hükmün hangi kişi veya kayıt üzerinde, hangi dönem ve kapsamla uygulanacağı talep sonucundan anlaşılabilmelidir.

Talep Kontrolü

  • Devredilen alacağa dayalı tescil veya alacak hükmü
  • Dava konusu devredilmişse yeni malike karşı aynî talep yahut devredene karşı tazminat

Sık Sorulan Uygulama Soruları

Dava Açıldıktan Sonra Alacak Devredilebilir Mi?

Hakkın devrine engel yoksa evet; ancak davayı kimin sürdüreceği mahkemeye açıklanmalıdır.

Temlik İçin Borçlunun Onayı Gerekir Mi?

Kural olarak onay aranmaz; fakat devir yasağı, hakkın niteliği ve borçluya bildirim sonuçları ayrıca incelenir.

Taşınmaz Satılırsa Eski Malike Karşı Tescil Kararı Verilir Mi?

Güncel sicil ve usulî seçim dikkate alınmadan infaz edilebilir bir tescil hükmü kurulamaz.

Faiz De Temlikle Geçer Mi?

Devir belgesinin kapsamı ve alacağın ferilerine ilişkin kurallar incelenir; belirsizlik bırakılmamalıdır.

Doğrulanmış Kanun Dayanağı

6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu — m.183/1

“Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir.” — Alıntının yeri: Türk Borçlar Kanunu m.183/1, tam fıkra.

Kanun alıntısı 2026-08-31 tarihinde TBMM, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kabul metni, m.183/1 üzerinden doğrulanmıştır. Güncel kanun metni somut olayın tarihi ve geçiş hükümleriyle birlikte ayrıca kontrol edilmelidir. Devir sözleşmesinin yazılı şekli ve konusu belirlenmeli; devredilenin para alacağı mı, satış vaadinden doğan istem mi, yoksa doğrudan tapu iptali ve tescil talebi mi olduğu ayrılmalıdır. Alacağın devri ayni hakkı kendiliğinden geçirmez ve usuli taraf değişikliği ayrıca değerlendirilir; güncel TBK metni MBS'den kontrol edilmelidir.

Doktrindeki Yaklaşımlar

Mustafa Arıkan: Türk Özel Hukukunda Alacağın Temliki

Alacağın devredilebilirliği kural olmakla birlikte, kişiye bağlı haklar ile ayni hakkın kurulmasını amaçlayan yenilik doğurucu veya dava takip yetkisine ilişkin sonuçlar ayrıca nitelendirilmelidir.

“Kural olarak her türlü alacak hakkı devredilebilir. Ancak kanun koyucu bu kurala bazı sınırlandırmalar getirmiştir.” — Alıntının yeri: Öz, üçüncü ve dördüncü cümle.

Künye: Mustafa Arıkan, “Türk Özel Hukukunda Alacağın Temliki”, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2005, C. 13, S. 1, s. 129-155. Kalıcı yayın bağlantısı. Doğrulama tarihi: 2026-08-31. Öğretideki görüş bağlayıcı kural olmayıp kanun, içtihat ve somut olayla birlikte değerlendirilmelidir.

Doğrulanmış İçtihat

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/1245, K. 2026/1817, 09.03.2026

“Maddi hukuk bakımından devri mümkün olmayan mal veya hak devredilmiş görünse dahi dava konusunun devri” — Alıntının yeri: Gerekçe, “Maddi hukuk bakımından devri mümkün olmayan mal...” ibaresinin yer aldığı paragraf.

Kararın sonucu: kısmen bozma, kısmen onama. Alıntı ve künye, 31.08.2026 tarihinde resmî karar tam metninden doğrulanmıştır. Kararın sonucu ile gerekçedeki bu cümle birlikte okunmalı; somut olayın maddi vakıaları farklı bir dosyaya kendiliğinden taşınmamalıdır.

Somut olayla benzerlik: Tapu iptali ve tescil davası sürerken dava konusunun veya alacağın devrinin usulî sonuçları değerlendirilmiştir.

Kararın uygulanma sınırı: Maddi hukuk bakımından devri yasaklanan haklar ile yalnız alacak devrine konu talepler aynı sonuca tabi değildir.

Kaynakça ve Karar Doğrulaması

Gayrimenkul ve Tapu Hukuku11 mevzuat, içtihat ve doktrin bağlantısıYayın ilkelerimiz
Tapu Davasında Alacağın Devri Sınırları konulu makale görseli
Makale görseli
AYNI ALANDA
Gayrimenkul ve Tapu HukukuPaylı Mülkiyette Zorunlu ve Faydalı Giderlerin Paylaşılması

Paylı Mülkiyette Zorunlu ve Faydalı Giderlerin Paylaşılması; Paydaşlar taşınmazın korunması için zorunlu, değerini veya verimini artıran faydalı ve yalnız kişisel zevke yönelik giderlerden niteliklerine ve pay oranlarına göre farklı biçimde sorumlu olur; yetki ve bildirim önem taşır. Delil, başvuru sırası, süre ve karşı görüşlerle birlikte incelenmektedir.

İncele →
Gayrimenkul ve Tapu Hukukuİntifa Hakkında Olağanüstü Bakım Giderlerinin Paylaşılması

İntifa Hakkında Olağanüstü Bakım Giderlerinin Paylaşılması; İntifa hakkı sahibinin olağan bakım ve işletme giderleriyle malikin üstlenmesi gereken olağanüstü yenileme veya önemli onarım yükü, giderin niteliği, bildirim ve yarar ölçüsüne göre ayrılır. Delil, başvuru sırası, süre ve karşı görüşlerle birlikte incelenmektedir.

İncele →
Gayrimenkul ve Tapu HukukuEşya Bulanın Ödül, Masraf ve Mülkiyet Hakkı

Eşya Bulanın Ödül, Masraf ve Mülkiyet Hakkı; Kaybolmuş eşyayı bulan kişi malike bildirim, kolluk veya belediyeye teslim ve uygun koruma yükümlülüklerini yerine getirirse masraf, uygun ödül ve kanuni koşullar sonunda mülkiyet kazanımı talep edebilir. Delil, başvuru sırası, süre ve karşı görüşlerle birlikte incelenmektedir.

İncele →