Kapsam
Konu, taahhüdün geçerliliği, takip ve dava yolları, imza/tarih itirazı, görev ve bir aylık başvuru zamanını kapsar.
Kısa Cevap
Tahliye taahhüdüne dayalı icra takibinde itirazın niteliği görevli yargı yolunu belirler; imzası inkâr edilen adi belge her durumda icra mahkemesinin sınırlı incelemesiyle çözülemez.
Geçerlilik Koşulları
Taahhüt kiralananın tesliminden sonra, belirli tahliye tarihini ve kiracının özgür iradesini gösterecek biçimde düzenlenmelidir.
Takip ve Dava Seçimi
Kiraya veren tahliye tarihinden sonra icra takibi veya doğrudan dava yolunu kanundaki koşullara göre seçebilir.
İtirazın Niteliği
İmzaya itiraz ile tarihin sonradan doldurulduğu veya belgenin geçersiz olduğu savunmaları aynı inceleme aracına tabi değildir.
İcra Mahkemesinin Sınırı
Belgenin niteliği ve imza ikrarı, icra mahkemesinin sınırlı belge incelemesiyle tahliye kararı verip veremeyeceğini etkiler.
Sulh Hukuk İncelemesi
Geniş delil, imza incelemesi veya taahhüdün geçerlilik tartışması gerektiren talep genel görevli kira mahkemesinde ele alınabilir.
Başvuru Zamanı
Takip veya dava taahhüt edilen tarihten itibaren kanundaki süre içinde başlatılmalı; arabuluculuk etkisi ayrıca hesaplanmalıdır.
Delil Planı ve İspat Yükü
Tahliye taahhüdünün aslı ile başlayan ispat planı, çok sayıda belge sunmak yerine her çekişmeli vakıayı doğru delille eşleştirmeyi gerektirir. İddianın dayanağı ile karşı tarafın muhtemel savunması iki ayrı sütunda kurulmalı; ispat yükünün kime ait olduğu ve delilin hangi kurumdan ne kadar süre içinde alınabileceği gösterilmelidir. Aşağıdaki kayıtlar bu nedenle birbirinin tekrarı değil, farklı vakıaları doğrulayan bir delil zinciridir.
Tahliye Taahhüdünün Aslı
Tahliye taahhüdünün aslı, yalnız dosyaya eklenecek bir kayıt değildir. Bu delilin hangi kurucu, engelleyici veya sona erdirici vakıayı gösterdiği; kim tarafından, hangi tarihte ve hangi işlem bağlamında oluşturulduğu dilekçede açıklanmalıdır. Belgenin tamamı görülmeden seçilmiş bir sayfa, ekran görüntüsü veya tarafça hazırlanmış özet üzerinden kesin sonuca gidilmemelidir.
Kira ve teslim tarihini gösteren belgeler ile çapraz doğrulama yapılması, tarih, taraf, miktar ve işlem bağlantısındaki uyuşmazlıkları görünür kılar. Belge karşı tarafın veya üçüncü kişinin elindeyse ibraz talebi, kurum müzekkeresi, delil tespiti ya da bilirkişi incelemesi için hangi usul aracının kullanılacağı baştan belirlenmelidir. Elektronik kayıtlarda özgün dosya, zaman damgası, erişim geçmişi ve değişiklik izi korunmalı; hukuka aykırı elde edilen verinin ispat değeri ayrıca tartışılmalıdır.
Kira ve Teslim Tarihini Gösteren Belgeler
Kira ve teslim tarihini gösteren belgeler bakımından ilk soru, kaydın mevcut olup olmadığı değil hangi tartışmalı olguyu ispatlayabildiğidir. Düzenleyen kişi veya kurum, düzenleme amacı, kayıt dönemi ve karşı tarafa aidiyet açıkça belirlenmelidir. Belgenin içeriği iddiayı yalnız dolaylı biçimde destekliyorsa aradaki çıkarım zinciri gösterilmeli; yorum, belgenin kendi ifadesi gibi sunulmamalıdır.
Bu kayıt, takip, itiraz ve tebligat evrakı ile birlikte okunduğunda anlatım ile dış kaynak arasındaki uyum denetlenebilir. Çelişki varsa belgenin aslı, dayanak kayıtları ve düzenleyenin açıklaması istenmeli; eksiklik bilirkişinin hukukî nitelendirme yapması beklenerek kapatılmamalıdır. Kişisel veri, ticari sır veya soruşturma gizliliği içeren bölümlerde dosyaya sunma yöntemi ile inceleme hakkı arasında ölçülü bir çözüm kurulmalıdır.
Takip, İtiraz ve Tebligat Evrakı
Takip, itiraz ve tebligat evrakı, zaman içinde değişebilen veya kaybolabilen bir delil niteliği taşıyabilir. Bu nedenle kaynağın korunması, talep tarihinin belgelenmesi ve mümkünse değiştirilemez örneğin alınması esasa ilişkin tartışmadan önce ele alınmalıdır. Sonradan oluşturulan açıklama ile olay anındaki kayıt birbirinden ayrılmalı; boşluklar varsayımla tamamlanmamalıdır.
Tahliye taahhüdünün aslı aynı olayın başka bir aşamasını gösteriyorsa iki kayıt arasındaki tarih ve işlem bağı kurulmalıdır. Delil, iddia sahibinin elinde değilse hangi makamdan hangi hukuki dayanakla isteneceği somutlaştırılmalı; ret hâlinde başvurulacak yol ve saklama süresi dosya notuna eklenmelidir. Güvenilirlik itirazı bekleniyorsa metadata, imza, mühür, log veya karşılaştırma örneği daha tahkikat başlamadan belirlenmelidir.
Dosyaya Konulacak Temel Kayıtlar
- Tahliye taahhüdünün aslı
- Kira ve teslim tarihini gösteren belgeler
- Takip, itiraz ve tebligat evrakı
Usul ve Başvuru Sırası
İlk usul adımı “itiraz içeriğine göre icra mahkemesi veya sulh hukuk yolu seçilir” olarak belirlenmiştir. Maddi hakkın varlığı ile bu hakkın hangi yol üzerinden korunacağı aynı soru değildir. Aşağıdaki sıra, somut olayın tarihine ve taraf sıfatlarına göre uyarlanmalı; zorunlu başvuru ile dava veya kanun yolu sürelerinin birbirini durdurup durdurmadığı ayrıca gösterilmelidir.
Usul Adımı: İtiraz İçeriğine Göre İcra Mahkemesi veya Sulh Hukuk Yolu Seçilir
Bu aşamada itiraz içeriğine göre icra mahkemesi veya sulh hukuk yolu seçilir. Amaç, uyuşmazlığın doğru taraflar arasında, doğru merci önünde ve incelenebilir bir talep sonucuyla yürütülmesini sağlamaktır. Görev, kesin yetki, dava şartı arabuluculuk, zorunlu idari başvuru, harç ve tebligat sorunları maddi haklılıktan ayrı denetlenmelidir. Bir usul şartının sonradan tamamlanıp tamamlanamayacağı varsayımla değil, özel hüküm ve güncel içtihatla belirlenmelidir.
“İtiraz içeriğine göre icra mahkemesi veya sulh hukuk yolu seçilir” adımı takvime işlendiğinde başvuru tarihi, teslim veya tebliğ belgesi, karşı tarafın cevabı ve varsa kesinleşme bilgisi aynı kayıt altında tutulmalıdır. Başvurunun yalnız yapılmış olması yeterli değildir; ileri sürülen vakıa ve taleplerin sonraki dava veya kanun yolunu daraltıp daraltmadığı da kontrol edilmelidir.
Usul Adımı: İmza Uyuşmazlığında Karşılaştırma Belgeleri ve Gerektiğinde Bilirkişi İncelemesi Hazırlanır
İkinci adımda “imza uyuşmazlığında karşılaştırma belgeleri ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi hazırlanır” işlemi yürütülür. Bu aşamada yalnız kabul edilebilirlik değil, incelemenin hangi vakıa ve talepler üzerinde yürütüleceği de belirlenir. Taraf teşkili, delillerin hangi sırayla toplanacağı, uzman incelemesinin kapsamı ve esaslı itirazların kararda karşılanması birlikte planlanmalıdır. Bilirkişiden hukukî sonuç değil, özel veya teknik bilgi gerektiren maddi tespit istenmelidir.
“İmza uyuşmazlığında karşılaştırma belgeleri ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi hazırlanır” işleminin sonucu, sonraki başvuru veya infaz aşamasına elverişli bir belgeyle kayıt altına alınmalıdır. Kısmi kabul, feragat, sulh, ara karar veya ret varsa bunun hangi talebi ne ölçüde etkilediği açıkça işaretlenmeli; kanun yolu incelemesinde ileri sürülecek hata ilk derece aşamasındaki itirazla ilişkilendirilmelidir. Kişi, dönem, işlem ve tutar belirsizliği hükmün uygulanmasını güçleştireceğinden talep sonucu son kez bu aşamada denetlenmelidir.
Uygulama Sırası
- İtiraz içeriğine göre icra mahkemesi veya sulh hukuk yolu seçilir.
- İmza uyuşmazlığında karşılaştırma belgeleri ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi hazırlanır.
Süreler ve Hak Kaybı Riski
Süre Uyarısı
Taahhüt tarihi ile takip/dava başlangıcı arasındaki özel süre hesaplanır. Bu süre hesaplanırken olay, öğrenme, usulüne uygun bildirim, başvuru, ret, son tutanak ve karar tarihleri tek kronolojide fakat ayrı hukuki nitelikleriyle gösterilmelidir. Başlangıç kanıtlanamıyorsa yalnız son gün hesabı güvenli sonuç vermez; tebligat parçası, UETS kaydı, başvuru alındısı veya noter belgesi dosyaya alınmalıdır.
“Taahhüt tarihi ile takip/dava başlangıcı arasındaki özel süre hesaplanır” uyarısının zamanaşımı mı, hak düşürücü süre mi, usul süresi mi yoksa sözleşmesel bildirim süresi mi olduğu açıkça yazılmalıdır. Adli tatil, resmî tatil, elektronik tebligat, zorunlu arabuluculuk ve idari başvurunun etkisi her süre türünde aynı değildir.
Süre Uyarısı
İtirazın tebliği ve arabuluculuk tarihleri ayrıca izlenir. Bu ikinci zaman kuralı, ilk süreyle aynı başlangıca veya aynı sonuca sahip kabul edilmemelidir. Öğrenme ile tebliğ, muacceliyet ile zarar tarihi, karar ile kesinleşme farklı hukuki olaylardır. Her tarih için dayanak belge ve uygulanacak hüküm yazılmadan yapılan tek satırlık takvim, hak kaybını önlemeye yetmez.
“İtirazın tebliği ve arabuluculuk tarihleri ayrıca izlenir” uyarısı bakımından sürenin durması, kesilmesi veya yeniden başlaması ileri sürülüyorsa bunu doğuran başvurunun yetkili makama ve süresi içinde yapıldığı belgelenmelidir. Karşı tarafın süre itirazı bekleniyorsa alternatif başlangıç ihtimallerinin her biri ayrı hesaplanmalı; en erken biten güvenli tarih esas alınmalıdır. Acil koruma veya delil muhafazası mümkünse esas incelemenin tamamlanması beklenmeden ölçülü bir başvuru değerlendirilmelidir.
İleri Sürülebilecek Talepler
Koşulları varsa itirazın kaldırılması ve tahliye ekseninde kurulacak talep stratejisinde asıl, terditli veya yardımcı sonuçlar; karşı tarafın savunması ve delil durumu gözetilerek ayrılmalıdır. Aşağıdaki korumaların aynı dosyada birlikte istenip istenemeyeceği görev, harç, hukuki yarar ve mükerrerlik yönünden denetlenmelidir.
Koşulları Varsa İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Koşulları varsa itirazın kaldırılması ve tahliye talebi, sonuç bölümünde açık, hüküm kurulabilir ve uygulanabilir biçimde gösterilmelidir. Talebin dayandığı vakıa, uygulanacak hüküm, ispat aracı, başlangıç tarihi ve varsa miktar veya hesap yöntemi birbirinden ayrılmalıdır. Mahkemenin hukuki nitelendirme yetkisi, tarafın vakıayı ve istediği hukuki korumayı belirsiz bırakmasına imkân vermez.
Geniş inceleme gerekiyorsa sulh hukuk mahkemesinde tahliye ile ilişki ayrıca kurulmalıdır. Talepler birlikte hükme bağlanabiliyorsa yığılma; biri kabul edilmezse diğeri incelenecekse terdit; aynı hakkın seçimlik sonuçları söz konusuysa seçim sırası açıkça belirtilmelidir.
Geniş İnceleme Gerekiyorsa Sulh Hukuk Mahkemesinde Tahliye
Geniş inceleme gerekiyorsa sulh hukuk mahkemesinde tahliye isteminin asıl talebin reddine mi, başka bir hukukî nitelendirmeye mi yoksa giderilemeyen sonuca mı bağlandığı açıklanmalıdır. Konusu başlangıçta tam belirlenemiyorsa belirsizliğin nedeni ve incelemede kullanılacak veriler gösterilmeli; harç veya ferî sonuçlar ancak bu istem bakımından uygulanabiliyorsa ayrıca kurulmalıdır.
Bu sonuç, koşulları varsa itirazın kaldırılması ve tahliye talebiyle aynı zarar veya edimi iki kez karşılamamalıdır. Geçici koruma isteniyorsa güncel tehlike, yaklaşık ispat, teminat ve ölçülülük ayrıca gerekçelendirilmelidir. Kabul hâlinde hükmün hangi kişi veya kayıt üzerinde, hangi dönem ve kapsamla uygulanacağı talep sonucundan anlaşılabilmelidir.
Talep Kontrolü
- Koşulları varsa itirazın kaldırılması ve tahliye
- Geniş inceleme gerekiyorsa sulh hukuk mahkemesinde tahliye
Sık Sorulan Uygulama Soruları
İmza İnkârında İcra Mahkemesi Karar Verebilir Mi?
Belgenin resmî niteliği veya imza ikrarı ve kanundaki inceleme sınırı belirleyicidir.
Noter Şart Mıdır?
Taahhüdün mutlaka noterlikte düzenlenmesi gerekmeyebilir; noterlik belgesi ispat ve görev sonucunu etkiler.
Doğrudan Dava Açılabilir Mi?
Kanundaki süre ve dava şartları korunarak icra takibi yerine dava seçeneği bulunabilir.
Arabuluculuk Süreyi Etkiler Mi?
Güncel dava şartı ve hak düşürücü süre hükümleri birlikte hesaplanmalıdır.
Doğrulanmış Kanun Dayanağı
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m.4/1-A
“kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları” — Alıntının yeri: Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.4/1-a, bendin son bölümü.
Kanun alıntısı 2026-08-31 tarihinde TBMM, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu kabul metni, m.4/1-a üzerinden doğrulanmıştır. Güncel kanun metni somut olayın tarihi ve geçiş hükümleriyle birlikte ayrıca kontrol edilmelidir. Doğrudan tahliye davasında sulh hukuk mahkemesi görevli iken, İİK m.272 ve devamındaki takipte itirazın kaldırılması icra mahkemesinin sınırlı incelemesine tabidir. Taahhüdün geçersizliğine ilişkin menfi tespit veya sahtelik iddiasının görev ve bekletici mesele etkisi ayrıca kurulmalı; HMK'nın güncel metni MBS'den doğrulanmalıdır.
Doktrindeki Yaklaşımlar
Süleyman Yalman: Tahliye Sebebi Olarak Yazılı Tahliye Taahhüdü
Tahliye taahhüdü kiraya verene iki ayrı yol sunar: doğrudan tahliye davası ve ilamsız icra takibi. Görev incelemesi, seçilen yol ve ileri sürülen karşı talebin hukuki niteliğine göre yapılmalıdır.
“Kira sözleşmesinin sona erdirilmesi, kiralayanın sulh hukuk mahkemesinde açacağı bir tahliye davası ile veya icra takibi yoluyla gerçekleştirilmektedir.” — Alıntının yeri: Öz, birinci paragrafın son cümlesi.
Künye: Süleyman Yalman, “Tahliye Sebebi Olarak Yazılı Tahliye Taahhüdü”, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2005, C. 13, S. 2, s. 7-22. Kalıcı yayın bağlantısı. Doğrulama tarihi: 2026-08-31. Öğretideki görüş bağlayıcı kural olmayıp kanun, içtihat ve somut olayla birlikte değerlendirilmelidir.
Doğrulanmış İçtihat
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/3875, K. 2025/759, 11.02.2025
“Tahliye taahhütnamesine dayalı olarak doğrudan sulh hukuk mahkemesinde tahliye davası açabileceği gibi 2004 sayılı Kanun'un 272. maddesi uyarınca tahliye taahhüdüne dayalı olarak kiracıya karşı tahliye” — Alıntının yeri: Gerekçe, “Tahliye taahhütnamesine dayalı olarak doğrudan sulh hukuk...” ibaresinin yer aldığı paragraf.
Kararın sonucu: kanun yararına bozma. Alıntı ve künye, 31.08.2026 tarihinde resmî karar tam metninden doğrulanmıştır. Kararın sonucu ile gerekçedeki bu cümle birlikte okunmalı; somut olayın maddi vakıaları farklı bir dosyaya kendiliğinden taşınmamalıdır.
Somut olayla benzerlik: Yazılı tahliye taahhüdüne dayanılarak icra takibi yerine doğrudan sulh hukuk mahkemesinde dava açılabilmesi incelenmiştir.
Kararın uygulanma sınırı: Taahhüdün kiralananın tesliminden sonra verilmesi, tarih ve imzanın geçerliliği ile dava süresi ayrıca denetlenmelidir.
Kaynakça ve Karar Doğrulaması

Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
