Kira ve Kat Mülkiyeti Hukuku

Aile Konutu Bildirimi ve Tahliye Taahhüdü

Kiralananın aile konutu olduğunun bildirilmesi, eşin taraf sıfatı ve tahliye taahhüdünün bağlayıcılığı. İnceleme, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin E. 2025/3374, K. 2025/4997 sayılı kararı ışığında delil ve usul ölçütlerini açıklar.

Sorumlu yazarAv. Ali Armağan KILIÇ
Yayın tarihi
Son güncelleme
Okuma süresi1.852 kelime · 9 dk

Kapsam

İnceleme, aile konutu niteliği, eşin bildirimi, taraf sıfatı, taahhüdün etkisi ve kiraya verenin bilgi durumunu kapsar.

Kısa Cevap

Kiralananın aile konutu olması, diğer eşin kira ilişkisine katılımı ve kiraya verene yapılan bildirimin zamanı tahliye taahhüdünün kimleri bağlayacağını etkileyebilir.

Aile Konutu Niteliği

Konutun eşlerin ortak yaşam merkezi olması gerekir; yalnız adres kaydı veya evlilik tek başına her kiralananı aile konutu yapmaz.

Kira İlişkisine Katılım

Sözleşmede adı bulunmayan eşin kanundaki bildirim mekanizmasını işletmesi taraf sıfatı ve sorumluluk sonucunu değiştirebilir.

Bildirimin Zamanı

Kiraya verenin aile konutu ve diğer eşin katılımından tahliye takibi öncesinde haberdar olup olmadığı belgeyle belirlenmelidir.

Taahhüdün Kapsamı

Bir eşin verdiği tahliye taahhüdünün diğer eşi bağlayıp bağlamadığı, taraf sıfatı ve aile konutu korumasıyla birlikte incelenir.

Kiraya Verenin Durumu

Kiraya verenin iyiniyeti soyut varsayımla değil bildirimler, sözleşme ve fiilî ödeme ilişkisi üzerinden değerlendirilir.

Taraf Teşkili

Tahliye davası veya takibinde kira ilişkisinin tarafı hâline gelen eşe savunma imkânı sağlanmadan hüküm kurulmamalıdır.

Delil Planı ve İspat Yükü

Evlilik ve yerleşim kayıtları ile başlayan ispat planı, çok sayıda belge sunmak yerine her çekişmeli vakıayı doğru delille eşleştirmeyi gerektirir. İddianın dayanağı ile karşı tarafın muhtemel savunması iki ayrı sütunda kurulmalı; ispat yükünün kime ait olduğu ve delilin hangi kurumdan ne kadar süre içinde alınabileceği gösterilmelidir. Aşağıdaki kayıtlar bu nedenle birbirinin tekrarı değil, farklı vakıaları doğrulayan bir delil zinciridir.

Evlilik ve Yerleşim Kayıtları

Evlilik ve yerleşim kayıtları, yalnız dosyaya eklenecek bir kayıt değildir. Bu delilin hangi kurucu, engelleyici veya sona erdirici vakıayı gösterdiği; kim tarafından, hangi tarihte ve hangi işlem bağlamında oluşturulduğu dilekçede açıklanmalıdır. Belgenin tamamı görülmeden seçilmiş bir sayfa, ekran görüntüsü veya tarafça hazırlanmış özet üzerinden kesin sonuca gidilmemelidir.

Kira sözleşmesi, ödemeler ve aile konutu bildirimi ile çapraz doğrulama yapılması, tarih, taraf, miktar ve işlem bağlantısındaki uyuşmazlıkları görünür kılar. Belge karşı tarafın veya üçüncü kişinin elindeyse ibraz talebi, kurum müzekkeresi, delil tespiti ya da bilirkişi incelemesi için hangi usul aracının kullanılacağı baştan belirlenmelidir. Elektronik kayıtlarda özgün dosya, zaman damgası, erişim geçmişi ve değişiklik izi korunmalı; hukuka aykırı elde edilen verinin ispat değeri ayrıca tartışılmalıdır.

Kira Sözleşmesi, Ödemeler ve Aile Konutu Bildirimi

Kira sözleşmesi, ödemeler ve aile konutu bildirimi bakımından ilk soru, kaydın mevcut olup olmadığı değil hangi tartışmalı olguyu ispatlayabildiğidir. Düzenleyen kişi veya kurum, düzenleme amacı, kayıt dönemi ve karşı tarafa aidiyet açıkça belirlenmelidir. Belgenin içeriği iddiayı yalnız dolaylı biçimde destekliyorsa aradaki çıkarım zinciri gösterilmeli; yorum, belgenin kendi ifadesi gibi sunulmamalıdır.

Bu kayıt, tahliye taahhüdü ile takip tebligatları ile birlikte okunduğunda anlatım ile dış kaynak arasındaki uyum denetlenebilir. Çelişki varsa belgenin aslı, dayanak kayıtları ve düzenleyenin açıklaması istenmeli; eksiklik bilirkişinin hukukî nitelendirme yapması beklenerek kapatılmamalıdır. Kişisel veri, ticari sır veya soruşturma gizliliği içeren bölümlerde dosyaya sunma yöntemi ile inceleme hakkı arasında ölçülü bir çözüm kurulmalıdır.

Tahliye Taahhüdü ile Takip Tebligatları

Tahliye taahhüdü ile takip tebligatları, zaman içinde değişebilen veya kaybolabilen bir delil niteliği taşıyabilir. Bu nedenle kaynağın korunması, talep tarihinin belgelenmesi ve mümkünse değiştirilemez örneğin alınması esasa ilişkin tartışmadan önce ele alınmalıdır. Sonradan oluşturulan açıklama ile olay anındaki kayıt birbirinden ayrılmalı; boşluklar varsayımla tamamlanmamalıdır.

Evlilik ve yerleşim kayıtları aynı olayın başka bir aşamasını gösteriyorsa iki kayıt arasındaki tarih ve işlem bağı kurulmalıdır. Delil, iddia sahibinin elinde değilse hangi makamdan hangi hukuki dayanakla isteneceği somutlaştırılmalı; ret hâlinde başvurulacak yol ve saklama süresi dosya notuna eklenmelidir. Güvenilirlik itirazı bekleniyorsa metadata, imza, mühür, log veya karşılaştırma örneği daha tahkikat başlamadan belirlenmelidir.

Dosyaya Konulacak Temel Kayıtlar

  • Evlilik ve yerleşim kayıtları
  • Kira sözleşmesi, ödemeler ve aile konutu bildirimi
  • Tahliye taahhüdü ile takip tebligatları

Usul ve Başvuru Sırası

İlk usul adımı “diğer eşin taraf veya müdahil sıfatı başlangıçta belirlenir” olarak belirlenmiştir. Maddi hakkın varlığı ile bu hakkın hangi yol üzerinden korunacağı aynı soru değildir. Aşağıdaki sıra, somut olayın tarihine ve taraf sıfatlarına göre uyarlanmalı; zorunlu başvuru ile dava veya kanun yolu sürelerinin birbirini durdurup durdurmadığı ayrıca gösterilmelidir.

Usul Adımı: Diğer Eşin Taraf veya Müdahil Sıfatı Başlangıçta Belirlenir

Bu aşamada diğer eşin taraf veya müdahil sıfatı başlangıçta belirlenir. Amaç, uyuşmazlığın doğru taraflar arasında, doğru merci önünde ve incelenebilir bir talep sonucuyla yürütülmesini sağlamaktır. Görev, kesin yetki, dava şartı arabuluculuk, zorunlu idari başvuru, harç ve tebligat sorunları maddi haklılıktan ayrı denetlenmelidir. Bir usul şartının sonradan tamamlanıp tamamlanamayacağı varsayımla değil, özel hüküm ve güncel içtihatla belirlenmelidir.

“Diğer eşin taraf veya müdahil sıfatı başlangıçta belirlenir” adımı takvime işlendiğinde başvuru tarihi, teslim veya tebliğ belgesi, karşı tarafın cevabı ve varsa kesinleşme bilgisi aynı kayıt altında tutulmalıdır. Başvurunun yalnız yapılmış olması yeterli değildir; ileri sürülen vakıa ve taleplerin sonraki dava veya kanun yolunu daraltıp daraltmadığı da kontrol edilmelidir.

Usul Adımı: Aile Konutu Bildiriminin Tebliği Kiraya Verenden ve Posta Kayıtlarından Doğrulanır

İkinci adımda “aile konutu bildiriminin tebliği kiraya verenden ve posta kayıtlarından doğrulanır” işlemi yürütülür. Bu aşamada yalnız kabul edilebilirlik değil, incelemenin hangi vakıa ve talepler üzerinde yürütüleceği de belirlenir. Taraf teşkili, delillerin hangi sırayla toplanacağı, uzman incelemesinin kapsamı ve esaslı itirazların kararda karşılanması birlikte planlanmalıdır. Bilirkişiden hukukî sonuç değil, özel veya teknik bilgi gerektiren maddi tespit istenmelidir.

“Aile konutu bildiriminin tebliği kiraya verenden ve posta kayıtlarından doğrulanır” işleminin sonucu, sonraki başvuru veya infaz aşamasına elverişli bir belgeyle kayıt altına alınmalıdır. Kısmi kabul, feragat, sulh, ara karar veya ret varsa bunun hangi talebi ne ölçüde etkilediği açıkça işaretlenmeli; kanun yolu incelemesinde ileri sürülecek hata ilk derece aşamasındaki itirazla ilişkilendirilmelidir. Kişi, dönem, işlem ve tutar belirsizliği hükmün uygulanmasını güçleştireceğinden talep sonucu son kez bu aşamada denetlenmelidir.

Uygulama Sırası

  1. Diğer eşin taraf veya müdahil sıfatı başlangıçta belirlenir.
  2. Aile konutu bildiriminin tebliği kiraya verenden ve posta kayıtlarından doğrulanır.

Süreler ve Hak Kaybı Riski

Süre Uyarısı

Bildirim, taahhüt, takip ve dava tarihleri karşılaştırılır. Bu süre hesaplanırken olay, öğrenme, usulüne uygun bildirim, başvuru, ret, son tutanak ve karar tarihleri tek kronolojide fakat ayrı hukuki nitelikleriyle gösterilmelidir. Başlangıç kanıtlanamıyorsa yalnız son gün hesabı güvenli sonuç vermez; tebligat parçası, UETS kaydı, başvuru alındısı veya noter belgesi dosyaya alınmalıdır.

“Bildirim, taahhüt, takip ve dava tarihleri karşılaştırılır” uyarısının zamanaşımı mı, hak düşürücü süre mi, usul süresi mi yoksa sözleşmesel bildirim süresi mi olduğu açıkça yazılmalıdır. Adli tatil, resmî tatil, elektronik tebligat, zorunlu arabuluculuk ve idari başvurunun etkisi her süre türünde aynı değildir.

Süre Uyarısı

Tahliye taahhüdüne özgü süre ayrıca korunur. Bu ikinci zaman kuralı, ilk süreyle aynı başlangıca veya aynı sonuca sahip kabul edilmemelidir. Öğrenme ile tebliğ, muacceliyet ile zarar tarihi, karar ile kesinleşme farklı hukuki olaylardır. Her tarih için dayanak belge ve uygulanacak hüküm yazılmadan yapılan tek satırlık takvim, hak kaybını önlemeye yetmez.

“Tahliye taahhüdüne özgü süre ayrıca korunur” uyarısı bakımından sürenin durması, kesilmesi veya yeniden başlaması ileri sürülüyorsa bunu doğuran başvurunun yetkili makama ve süresi içinde yapıldığı belgelenmelidir. Karşı tarafın süre itirazı bekleniyorsa alternatif başlangıç ihtimallerinin her biri ayrı hesaplanmalı; en erken biten güvenli tarih esas alınmalıdır. Acil koruma veya delil muhafazası mümkünse esas incelemenin tamamlanması beklenmeden ölçülü bir başvuru değerlendirilmelidir.

İleri Sürülebilecek Talepler

Diğer eşin taraf sıfatının kabulü ekseninde kurulacak talep stratejisinde asıl, terditli veya yardımcı sonuçlar; karşı tarafın savunması ve delil durumu gözetilerek ayrılmalıdır. Aşağıdaki korumaların aynı dosyada birlikte istenip istenemeyeceği görev, harç, hukuki yarar ve mükerrerlik yönünden denetlenmelidir.

Diğer Eşin Taraf Sıfatının Kabulü

Diğer eşin taraf sıfatının kabulü talebi, sonuç bölümünde açık, hüküm kurulabilir ve uygulanabilir biçimde gösterilmelidir. Talebin dayandığı vakıa, uygulanacak hüküm, ispat aracı, başlangıç tarihi ve varsa miktar veya hesap yöntemi birbirinden ayrılmalıdır. Mahkemenin hukuki nitelendirme yetkisi, tarafın vakıayı ve istediği hukuki korumayı belirsiz bırakmasına imkân vermez.

Taahhüdün bağlayıcılığına göre takibin reddi veya tahliye ile ilişki ayrıca kurulmalıdır. Talepler birlikte hükme bağlanabiliyorsa yığılma; biri kabul edilmezse diğeri incelenecekse terdit; aynı hakkın seçimlik sonuçları söz konusuysa seçim sırası açıkça belirtilmelidir.

Taahhüdün Bağlayıcılığına Göre Takibin Reddi veya Tahliye

Taahhüdün bağlayıcılığına göre takibin reddi veya tahliye isteminin asıl talebin reddine mi, başka bir hukukî nitelendirmeye mi yoksa giderilemeyen sonuca mı bağlandığı açıklanmalıdır. Konusu başlangıçta tam belirlenemiyorsa belirsizliğin nedeni ve incelemede kullanılacak veriler gösterilmeli; harç veya ferî sonuçlar ancak bu istem bakımından uygulanabiliyorsa ayrıca kurulmalıdır.

Bu sonuç, diğer eşin taraf sıfatının kabulü talebiyle aynı zarar veya edimi iki kez karşılamamalıdır. Geçici koruma isteniyorsa güncel tehlike, yaklaşık ispat, teminat ve ölçülülük ayrıca gerekçelendirilmelidir. Kabul hâlinde hükmün hangi kişi veya kayıt üzerinde, hangi dönem ve kapsamla uygulanacağı talep sonucundan anlaşılabilmelidir.

Talep Kontrolü

  • Diğer eşin taraf sıfatının kabulü
  • Taahhüdün bağlayıcılığına göre takibin reddi veya tahliye

Sık Sorulan Uygulama Soruları

Aile Konutu Taahhüdü Kendiliğinden Geçersiz Kılar Mı?

Sonuç, diğer eşin taraf sıfatı, bildirim ve taahhüdün koşullarıyla birlikte belirlenir.

Diğer Eş Ne Zaman Taraf Olur?

Kanundaki bildirimin kiraya verene ulaşması ve aile konutu koşullarının varlığı önemlidir.

Takipten Sonra Bildirim Yapılabilir Mi?

Geç bildirimin süren işleme etkisi somut zaman çizelgesi ve güncel hukukla incelenir.

Kiraya Veren Bilmiyorsa Ne Olur?

Bilgi ve iyiniyet durumu, kendisine yapılan bildirimler ve kira ilişkisinin fiilî görünümünden değerlendirilir.

Doğrulanmış Kanun Dayanağı

6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu — m.349/3

“Kiracı olmayan eşin, kiraya verene bildirimde bulunarak kira sözleşmesinin tarafı sıfatını kazanması hâlinde” — Alıntının yeri: Türk Borçlar Kanunu m.349/3, cümlenin başlangıcı.

Kanun alıntısı 2026-08-31 tarihinde TBMM, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kabul metni, m.349/3 üzerinden doğrulanmıştır. Güncel kanun metni somut olayın tarihi ve geçiş hükümleriyle birlikte ayrıca kontrol edilmelidir. Kiralananın aile yaşamının merkezi olup olmadığı, eşin bildiriminin tarihi ve kiraya verene ulaştığı, taahhüdün düzenlenme zamanı ile diğer eşin rızası ayrı ayrı belgelenmelidir. Bildirimin sözleşmeye taraf olma sonucu ile daha önce verilmiş taahhüde etkisi aynı mesele değildir; güncel TBK metni ve 2025 tarihli içtihat ayrıca birlikte değerlendirilmelidir.

Doktrindeki Yaklaşımlar

Ferhat Büyükay; Bünyamin Kartal: Aile Konutu Niteliğindeki Kiralananın İlamsız İcra Yoluyla Tahliyesinde Ortaya Çıkan Sorunlar

Aile konutu iddiası tahliye taahhüdünün geçerliliği, icra takibindeki itiraz ve şikâyet ile sulh hukuk mahkemesindeki tahliye yargılamasında farklı usuli görünümler kazanır.

“Eşinin rızası olmaksızın kiracı eş tarafından düzenlenen tahliye taahhüdünün geçerliliği, tahliye taahhüdüne dayalı olarak başlatılan icra takiplerini doğrudan etkilemektedir.” — Alıntının yeri: Öz, ilk paragrafın ikinci cümlesi.

Künye: Ferhat Büyükay; Bünyamin Kartal, “Aile Konutu Niteliğindeki Kiralananın İlamsız İcra Yoluyla Tahliyesinde Ortaya Çıkan Sorunlar”, Necmettin Erbakan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2024, C. 7, S. 1, s. 291-319. Kalıcı yayın bağlantısı. Doğrulama tarihi: 2026-08-31. Öğretideki görüş bağlayıcı kural olmayıp kanun, içtihat ve somut olayla birlikte değerlendirilmelidir.

Doğrulanmış İçtihat

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3374, K. 2025/4997, 20.10.2025

“Kiracı olmayan eşin 4721 sayılı Kanunun 194. maddesi uyarınca sonradan kiraya verene yapacağı bildirim ile sözleşmenin tarafı haline gelmiş olmasının” — Alıntının yeri: Gerekçe, “Kiracı olmayan eşin 4721 sayılı Kanunun 194....” ibaresinin yer aldığı paragraf.

Kararın sonucu: içtihat uyuşmazlığının giderilmesi. Alıntı ve künye, 31.08.2026 tarihinde resmî karar tam metninden doğrulanmıştır. Kararın sonucu ile gerekçedeki bu cümle birlikte okunmalı; somut olayın maddi vakıaları farklı bir dosyaya kendiliğinden taşınmamalıdır.

Somut olayla benzerlik: Kiracı olmayan eşin aile konutu bildiriminden sonra sözleşmenin tarafı olması ile önceden verilmiş tahliye taahhüdünün etkisi değerlendirilmiştir.

Kararın uygulanma sınırı: Bildirimin zamanı, konutun aile konutu niteliği ve taahhüdün verildiği tarih sonucu değiştirir; her eş bildirimi geçmiş işlemi hükümsüz kılmaz.

Kaynakça ve Karar Doğrulaması

Kira ve Kat Mülkiyeti Hukuku11 mevzuat, içtihat ve doktrin bağlantısıYayın ilkelerimiz
Aile Konutu Bildirimi ve Tahliye Taahhüdü konulu makale görseli
Makale görseli
AYNI ALANDA
Kira ve Kat Mülkiyeti HukukuKiracının Yaptığı Faydalı ve Zorunlu Masrafların İadesi

Kiracının Yaptığı Faydalı ve Zorunlu Masrafların İadesi; Kiracının kiralananı korumak için yaptığı zorunlu gider ile değerini artıran faydalı yeniliklerin iadesi; ayıp bildirimi, kiraya verenin temerrüdü, yazılı izin, geri alma anlaşması ve kalan değer üzerinden belirlenir. Delil, başvuru sırası, süre ve karşı görüşlerle birlikte incelenmektedir.

İncele →
Kira ve Kat Mülkiyeti HukukuKat İrtifakının Sona Ermesi ve Tapudan Terkini

Kat İrtifakının Sona Ermesi ve Tapudan Terkini; Kat irtifakı, arsanın tamamen yok olması, kamulaştırılması, maliklerin terkini istemesi veya kanundaki yapılaşma süresinin geçmesine bağlı hâkim kararı gibi nedenlerle sona erebilir; tapu kaydı ve ortak haklar sonuca göre düzenlenir. Delil, başvuru sırası, süre ve karşı görüşlerle birlikte incelenmektedir.

İncele →
Kira ve Kat Mülkiyeti HukukuKira Sözleşmesinde Muacceliyet ve Ceza Koşulu Yasağı

Kira Sözleşmesinde Muacceliyet ve Ceza Koşulu Yasağı; Konut ve çatılı işyeri kiralarında kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde sonraki kiraların muaccel olacağını veya cezai şart ödeneceğini öngören kiracı aleyhine kayıtlar geçersizdir. Delil, başvuru sırası, süre ve karşı görüşlerle birlikte incelenmektedir.

İncele →