Kapsam
Genel müdür, yardımcı, şube müdürü, fabrika müdürü, insan kaynakları yöneticisi, organizasyon şeması, imza yetkisi, bütçe, işe alma-çıkarma ve bağlı çalışanlar ele alınır. Unvan, yüksek ücret veya sınırlı temsil yetkisi tek başına iş güvencesi istisnası yaratmaz; işletme ve işyeri düzeyi ile işe alma ve çıkarma yetkisinin birlikte, fiilî kullanım üzerinden incelenmesi gerekir. Sonuca giderken işlemin adı değil gerçek hukuki niteliği, tarafların sıfatı ve korunan menfaat belirleyicidir.
Bu çalışma, işveren vekilinin iş güvencesinden yararlanması konusunda 31 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla hazırlanmıştır. Kaynakça, Mevzuat Bilgi Sistemi ile resmî karar ve kurum sayfalarına yönelir. Doğrudan resmî tam metni bulunmayan bir kayıt belirli esas-karar numarasıyla emsal gibi sunulmamış; veri tabanı bağlantıları güncel içtihadın somut dosya üzerinden yeniden araştırılması için verilmiştir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan metin ayrıca kontrol edilmelidir.
Hukukî Sorunun Çerçevesi ve Ayrımlar
İncelemenin ilk ölçütü “işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ile yardımcısı iş güvencesi kapsamı dışındadır” kuralıdır. İşyerinin bütününü sevk ve idare eden kişinin istisna kapsamında olması için işçiyi işe alma ve çıkarma yetkisi de bulunmalıdır. Ayrıca “yetkinin kâğıt üzerinde görünmesi değil fiilen ve bağımsız kullanılıp kullanılmadığı önemlidir” yaklaşımının somut olayda uygulanıp uygulanmayacağı, özel hüküm ve dosya belgeleri üzerinden sınanmalıdır.
İşveren Vekilinin İş Güvencesinden Yararlanması bakımından maddi hukuk hakkın doğup doğmadığını; usul hukuku ise bu hakkın hangi merci önünde, hangi sürede ve hangi delille korunacağını belirler. Hakimin hukuku kendiliğinden uygulaması, tarafın vakıaları ve talep sonucunu açıkça ortaya koyma yükünü ortadan kaldırmaz. Bu nedenle olay kronolojisi, her çekişmeli vakıanın karşısında dayanak belge ve hukuki sonuç bulunacak şekilde hazırlanmalıdır.
Resmî Mevzuat Haritası
4857 Sayılı İş Kanunu: m.18/Son
Doğrulanmış Kanun Alıntısı
“İşletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları ile işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma” — Alıntının yeri: İş Kanunu m.18/son
Bu alıntı, Mevzuat Bilgi Sistemi, İş Kanunu İş Kanunu m.18/son resmî metni üzerinden 31.08.2026 tarihinde doğrulanmıştır. Alıntı 31.08.2026 tarihli güncel metni gösterir; somut olayın tarihindeki düzenleme ve geçiş hükümleri ayrıca kontrol edilmelidir.
İşveren vekilinin iş güvencesinden yararlanması kapsamında m.18/son hükümleri işveren vekili, iş güvencesi ve işe iade bakımından önem taşır. Hüküm, yürürlük tarihi ve geçiş kurallarıyla birlikte resmî güncel metinden okunmalıdır. Olayın hükmün varsayımına neden girdiği, yaptırımın hangi koşulda doğduğu ve İş Mahkemeleri Kanunu ile ilişkinin özel-genel norm mu yoksa tamamlayıcı uygulama mı olduğu dilekçede açıklanmalıdır.
7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu: m.3
İşveren vekilinin iş güvencesinden yararlanması kapsamında m.3 hükümleri arabuluculuk süresi bakımından önem taşır. Hüküm, yürürlük tarihi ve geçiş kurallarıyla birlikte resmî güncel metinden okunmalıdır. Olayın hükmün varsayımına neden girdiği, yaptırımın hangi koşulda doğduğu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile ilişkinin özel-genel norm mu yoksa tamamlayıcı uygulama mı olduğu dilekçede açıklanmalıdır.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu: m.190, 219-224
İşveren vekilinin iş güvencesinden yararlanması kapsamında m.190, 219-224 hükümleri ispat ve belge ibrazı bakımından önem taşır. Hüküm, yürürlük tarihi ve geçiş kurallarıyla birlikte resmî güncel metinden okunmalıdır. Olayın hükmün varsayımına neden girdiği, yaptırımın hangi koşulda doğduğu ve İş Kanunu ile ilişkinin özel-genel norm mu yoksa tamamlayıcı uygulama mı olduğu dilekçede açıklanmalıdır.
Doktrindeki Yaklaşımlar
Aşağıdaki doktrin görüşü bağlayıcı değildir; doğrulanmış bibliyografik kaydından, eserin bağlamı korunarak aktarılmıştır.
Seracettin Göktaş: İşveren Vekilinin İş Güvencesi
Yazar, işveren vekili sıfatının tek başına yeterli olmadığını, işletme veya işyerinin bütününü sevk ve idare yetkisinin belirleyici olduğunu açıklamaktadır. Bu yaklaşım, somut uyuşmazlık içinde somut vakıa ve yürürlükteki hükümle birlikte değerlendirilmelidir.
“işyerinin (işçi alma ve çıkarma yetkisi ile birlikte) veya işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekillerinin güvence kapsamında olamayacağı belirtilmiştir.” — Alıntının yeri: Tam metin, basılı s.62, ilk tam paragraf
İşveren vekilinin iş güvencesinden yararlanması konusunda yararlanılan eser: Seracettin Göktaş, “İşveren Vekilinin İş Güvencesi”, Çalışma ve Toplum, 2009, 2009/1, s. 61-74. Doğrulama tarihi: 31.08.2026.
Uygulanacak Ölçütler
İşletmenin Bütününü Sevk ve İdare Eden İşveren Vekili ile Yardımcısı İş Güvencesi Kapsamı Dışındadır.
“Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2009/20270, K. 2010/2679 yönünden işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ile yardımcısı iş güvencesi kapsamı dışındadır” ölçütünün değerlendirilmesinde belirleyici nokta, taraf anlatısından çok organizasyon şeması ve görev tanımı ile ortaya çıkan fiilî durumdur. Usul planı kurulurken kuralın istisnası ve müdür unvanını yeterli saymak savunması da ayrıca incelenmelidir.
İşyerinin Bütününü Sevk ve İdare Eden Kişinin İstisna Kapsamında Olması İçin İşçiyi İşe Alma ve Çıkarma Yetkisi De Bulunmalıdır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2009/20270, K. 2010/2679 yönünden işyerinin bütününü sevk ve idare eden kişinin istisna kapsamında olması için işçiyi işe alma ve çıkarma yetkisi de bulunmalıdır. Bu ölçüt özellikle imza sirküleri ile yetki matrisi üzerinden sınanır. Unvan yerine fiilî yetkilerin çıkarılması tamamlanmadan sonuca gidilmesi, işletme ve işyeri kavramlarını karıştırmak ihtimalini güçlendirebilir.
Yetkinin Kâğıt Üzerinde Görünmesi Değil Fiilen ve Bağımsız Kullanılıp Kullanılmadığı Önemlidir.
Bu kuralın olayda karşılık bulması için işe alma ve fesih karar örnekleri ile maddi vakıa arasında açık bağ kurulmalıdır. “Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2009/20270, K. 2010/2679 yönünden yetkinin kâğıt üzerinde görünmesi değil fiilen ve bağımsız kullanılıp kullanılmadığı önemlidir” değerlendirmesi, ilgili usul adımındaki kayıtlarla doğrulanmadıkça soyut kabul olarak bırakılamaz.
İşveren Vekili Sayılmak Diğer İşçilik Haklarını Ortadan Kaldırmaz; İstisna İşe İade Korumasının Kapsamına İlişkindir.
“Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2009/20270, K. 2010/2679 yönünden işveren vekili sayılmak diğer işçilik haklarını ortadan kaldırmaz; istisna işe iade korumasının kapsamına ilişkindir” ölçütünün değerlendirilmesinde belirleyici nokta, taraf anlatısından çok bütçe ve personel onay kayıtları ile ortaya çıkan fiilî durumdur. Usul planı kurulurken kuralın istisnası ve fiilî uygulama delillerini toplamamak savunması da ayrıca incelenmelidir.
İspat Planı ve Deliller
Organizasyon Şeması ve Görev Tanımı.
“Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2009/20270, K. 2010/2679 yönünden organizasyon şeması ve görev tanımı” değerlendirilirken kaydın kim tarafından, hangi amaçla ve ne zaman oluşturulduğu açıklanmalıdır. İlgili usul adımı yürütülürken organizasyon şeması ve görev tanımı ile çelişen kayıtlar da dosyaya getirtilmelidir.
İmza Sirküleri ile Yetki Matrisi.
“Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2009/20270, K. 2010/2679 yönünden imza sirküleri ile yetki matrisi” kaydı, “İşyerinin bütününü sevk ve idare eden kişinin istisna kapsamında olması için işçiyi işe alma ve çıkarma yetkisi de bulunmalıdır” ölçütünün ispat alanına girer. Kaydın kişi, işlem ve tarih bağlantısı kurulmalı; özgünlük ve bütünlük karşı kayıtlarla sınanmalıdır.
İşe Alma ve Fesih Karar Örnekleri.
Bu delil öncelikle “yetkinin kâğıt üzerinde görünmesi değil fiilen ve bağımsız kullanılıp kullanılmadığı önemlidir” iddiasını sınamak için kullanılır. “Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2009/20270, K. 2010/2679 yönünden işe alma ve fesih karar örnekleri” tek başına bütün uyuşmazlığı değil, bağlı olduğu çekişmeli vakıayı kanıtlayabilir.
Bütçe ve Personel Onay Kayıtları.
“Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2009/20270, K. 2010/2679 yönünden bütçe ve personel onay kayıtları” değerlendirilirken kaydın kim tarafından, hangi amaçla ve ne zaman oluşturulduğu açıklanmalıdır. İlgili usul adımı yürütülürken bütçe ve personel onay kayıtları ile çelişen kayıtlar da dosyaya getirtilmelidir.
Bağlı Çalışan Listesi ve Yazışmalar.
“Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2009/20270, K. 2010/2679 yönünden bağlı çalışan listesi ve yazışmalar” kaydı, “İşletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ile yardımcısı iş güvencesi kapsamı dışındadır” ölçütünün ispat alanına girer. Kaydın kişi, işlem ve tarih bağlantısı kurulmalı; özgünlük ve bütünlük karşı kayıtlarla sınanmalıdır.
Görevli Merci ve Başvuru Sırası
İşletme ile İşyeri Düzeyinin Ayrılması.
“Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2009/20270, K. 2010/2679 yönünden işletme ile işyeri düzeyinin ayrılması” işlemi yürütülürken görev, yetki ve yalnız kanunun açıkça aradığı dava şartları kadar istenen hükmün uygulanabilirliği de denetlenir. Eksik organizasyon şeması ve görev tanımı, feshin geçersizliği ve işe iade talebinin kapsamını doğrudan etkileyebilir.
Unvan Yerine Fiilî Yetkilerin Çıkarılması.
“Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2009/20270, K. 2010/2679 yönünden unvan yerine fiilî yetkilerin çıkarılması” işlemi, başvurunun ayrı bir aşamasıdır. İmza sirküleri ile yetki matrisi dosyaya alınmalı ve işveren vekili istisnasının uygulanmaması talebinin görevli merci önündeki somut sonucu açıklanmalıdır.
İşe Alma ve Çıkarma Yetkisinin Müşterek veya Bağımsız Niteliğinin Belirlenmesi.
Bu aşamanın amacı yalnız şekli tamamlamak değildir; işe alma ve fesih karar örnekleri ile talep arasındaki bağlantıyı doğru mercie taşımaktır. “Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2009/20270, K. 2010/2679 yönünden işe alma ve çıkarma yetkisinin müşterek veya bağımsız niteliğinin belirlenmesi” adımından sonra bir sonraki işlem için ayrıca süre kaydı açılmalıdır.
Emsal Yöneticilerin Karşılaştırılması.
“Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2009/20270, K. 2010/2679 yönünden emsal yöneticilerin karşılaştırılması” işlemi yürütülürken görev, yetki ve yalnız kanunun açıkça aradığı dava şartları kadar istenen hükmün uygulanabilirliği de denetlenir. Eksik bütçe ve personel onay kayıtları, ücret ve yan haklar talebinin kapsamını doğrudan etkileyebilir.
İşe İade Ön Koşullarının Birlikte Denetlenmesi.
“Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2009/20270, K. 2010/2679 yönünden işe iade ön koşullarının birlikte denetlenmesi” işlemi, başvurunun ayrı bir aşamasıdır. Bağlı çalışan listesi ve yazışmalar dosyaya alınmalı ve işe başlatmama sonuçları talebinin görevli merci önündeki somut sonucu açıklanmalıdır.
İşe İade İçin Bir Ay İçinde Arabulucuya, Son Tutanaktan İtibaren İki Hafta İçinde İş Mahkemesine Başvurulur. İşveren Vekili İstisnası Dava Şartı Değil, Maddi Kapsam Sorunudur.
Bu aşamanın amacı yalnız şekli tamamlamak değildir; organizasyon şeması ve görev tanımı ile talep arasındaki bağlantıyı doğru mercie taşımaktır. “Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2009/20270, K. 2010/2679 yönünden işe iade için bir ay içinde arabulucuya, son tutanaktan itibaren iki hafta içinde iş mahkemesine başvurulur. İşveren vekili istisnası dava şartı değil, maddi kapsam sorunudur” adımından sonra bir sonraki işlem için ayrıca süre kaydı açılmalıdır.
Sürelerin Hesabı
İşe İade İddiası İçin Fesih Bildiriminin Tebliğinden İtibaren Bir Ay İçinde Arabulucuya Başvurulmalıdır.
“Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2009/20270, K. 2010/2679 yönünden işe iade iddiası için fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulmalıdır” uyarısının uygulanması, başlangıç ve son günün ayrı ayrı hesaplanmasını gerektirir. Elektronik gönderim, tebligat ve başvuru alındıları dosyada korunmalıdır.
İşveren Vekili Savunması Dava Şartı Değil Esasa İlişkin Kapsam Sorunudur.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2009/20270, K. 2010/2679 yönünden işveren vekili savunması dava şartı değil esasa ilişkin kapsam sorunudur. Başlangıç anı varsayımla değil tebligat, öğrenme, ödeme veya işlem kaydıyla belirlenir; sürenin hukukî niteliği ayrıca gösterilir.
Kıdem, İhbar ve Ücret Taleplerinin Zamanaşımı Ayrıca Korunur.
“Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2009/20270, K. 2010/2679 yönünden kıdem, ihbar ve ücret taleplerinin zamanaşımı ayrıca korunur” takvim kuralında önce süreyi başlatan belge tespit edilmelidir. İşe alma ve çıkarma yetkisinin müşterek veya bağımsız niteliğinin belirlenmesi yapılırken zamanaşımı, hak düşürücü süre ve usul süresi birbirine karıştırılmamalıdır.
Talep Sonucunun Kurulması
Feshin Geçersizliği ve İşe İade.
“Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2009/20270, K. 2010/2679 yönünden feshin geçersizliği ve işe iade” isteminin diğer taleplerle asli, ferî veya terditli ilişkisi açıklanmalıdır. Organizasyon şeması ve görev tanımı bulunmadığında talebin kapsamı varsayımla genişletilmemelidir.
İşveren Vekili İstisnasının Uygulanmaması.
“Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2009/20270, K. 2010/2679 yönünden işveren vekili istisnasının uygulanmaması” talebi, “İşyerinin bütününü sevk ve idare eden kişinin istisna kapsamında olması için işçiyi işe alma ve çıkarma yetkisi de bulunmalıdır” koşuluyla ve imza sirküleri ile yetki matrisi deliliyle ilişkilendirilmelidir. Asıl talep ile faiz, gider ve geçici koruma ayrı kurulmalıdır.
Kıdem ve İhbar Tazminatı.
Mahkemeden veya yetkili merciden istenen sonuç Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2009/20270, K. 2010/2679 yönünden kıdem ve ihbar tazminatı olarak belirlenecekse, kabul hâlinde uygulanacak hüküm kişi, dönem ve miktar yönünden açık olmalıdır. Dayanak delil işe alma ve fesih karar örnekleri, temel ölçüt ise “yetkinin kâğıt üzerinde görünmesi değil fiilen ve bağımsız kullanılıp kullanılmadığı önemlidir” olacaktır.
Ücret ve Yan Haklar.
“Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2009/20270, K. 2010/2679 yönünden ücret ve yan haklar” isteminin diğer taleplerle asli, ferî veya terditli ilişkisi açıklanmalıdır. Bütçe ve personel onay kayıtları bulunmadığında talebin kapsamı varsayımla genişletilmemelidir.
İşe Başlatmama Sonuçları.
“Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2009/20270, K. 2010/2679 yönünden işe başlatmama sonuçları” talebi, “İşletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ile yardımcısı iş güvencesi kapsamı dışındadır” koşuluyla ve bağlı çalışan listesi ve yazışmalar deliliyle ilişkilendirilmelidir. Asıl talep ile faiz, gider ve geçici koruma ayrı kurulmalıdır.
Resmî Karar ve Kurum Uygulaması
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2009/20270, K. 2010/2679, 08.02.2010 — Resmî Tam Metin ve Doğrulanmış Alıntı
Doğrulanmış Karar Alıntısı
“işletmenin tümünü yöneten genel müdürler ile yardımcıları iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacaktır.” — Alıntının yeri: Gerekçe, İş Kanunu m.18 uyarınca işveren vekili yardımcıları paragrafı
Alıntı, resmî tam metin üzerinden 31.08.2026 tarihinde doğrulanmıştır. Kararın sonucu: bozarak davanın reddi.
İşveren vekilinin iş güvencesinden yararlanması bağlamında resmî karar kaynağı üzerinden doğrulanan hukuki ilke şöyle özetlenebilir: Genel müdür veya yardımcısı unvanı tek başına yeterli değildir; işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları, işe alma ve çıkarma yetkisi ayrıca aranmaksızın iş güvencesi kapsamı dışındadır. Bu özet doğrudan alıntı değildir; yukarıdaki kısa pasaj karar metninden kelimesi kelimesine alınmıştır. Karar, maddi olayı ve sonucu ile birlikte okunmalıdır.
Somut olayla benzerlik: Genel müdür yardımcısı unvanlı işçinin işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili yardımcısı olup olmadığı işe iade güvencesi bakımından incelenmiştir.
Kararın uygulanma sınırı: Salt unvan yeterli değildir; işçinin fiilî görev, temsil ve yönetim yetkileri somut delillerle belirlenmelidir.
Karşı Görüşler ve Ret Riskleri
Müdür Unvanını Yeterli Saymak.
“Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2009/20270, K. 2010/2679 yönünden müdür unvanını yeterli saymak” riski gerçekleşirse feshin geçersizliği ve işe iade talebi bütünüyle veya kısmen etkisiz kalabilir. Bu nedenle usul işlemleri yürütülürken olay kronolojisi ve karşı deliller birlikte incelenmelidir.
İşletme ve İşyeri Kavramlarını Karıştırmak.
“Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2009/20270, K. 2010/2679 yönünden işletme ve işyeri kavramlarını karıştırmak” riski hem maddi hakkı hem başvurunun dinlenebilirliğini zayıflatabilir. Unvan yerine fiilî yetkilerin çıkarılması aşamasında imza sirküleri ile yetki matrisi kontrol edilmeli; eksiklik giderilemiyorsa iddianın kapsamı daraltılmalıdır.
Müşterek İmza Yetkisini Bağımsız Yetki Sanmak.
Bu risk, karşı tarafın en güçlü savunmalarından biri olarak ele alınmalıdır: “Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2009/20270, K. 2010/2679 yönünden müşterek imza yetkisini bağımsız yetki sanmak”. Bu savunmaya verilecek cevap, işe alma ve fesih karar örnekleri delili ve “Yetkinin kâğıt üzerinde görünmesi değil fiilen ve bağımsız kullanılıp kullanılmadığı önemlidir” ölçütü üzerinden somutlaştırılmalıdır.
Fiilî Uygulama Delillerini Toplamamak.
“Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2009/20270, K. 2010/2679 yönünden fiilî uygulama delillerini toplamamak” riski gerçekleşirse ücret ve yan haklar talebi bütünüyle veya kısmen etkisiz kalabilir. Bu nedenle usul işlemleri yürütülürken olay kronolojisi ve karşı deliller birlikte incelenmelidir.
İşveren Vekilliğini Tüm İşçilik Haklarına Teşmil Etmek.
“Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2009/20270, K. 2010/2679 yönünden işveren vekilliğini tüm işçilik haklarına teşmil etmek” riski hem maddi hakkı hem başvurunun dinlenebilirliğini zayıflatabilir. İşe iade ön koşullarının birlikte denetlenmesi aşamasında bağlı çalışan listesi ve yazışmalar kontrol edilmeli; eksiklik giderilemiyorsa iddianın kapsamı daraltılmalıdır.
Avukat İçin Dosya Hazırlık Kontrol Listesi
- organizasyon şeması ve görev tanımı
- imza sirküleri ile yetki matrisi
- işe alma ve fesih karar örnekleri
- bütçe ve personel onay kayıtları
- bağlı çalışan listesi ve yazışmalar
- işletme ile işyeri düzeyinin ayrılması
- unvan yerine fiilî yetkilerin çıkarılması
- işe alma ve çıkarma yetkisinin müşterek veya bağımsız niteliğinin belirlenmesi
- emsal yöneticilerin karşılaştırılması
- işe iade ön koşullarının birlikte denetlenmesi
- İşe iade için bir ay içinde arabulucuya, son tutanaktan itibaren iki hafta içinde iş mahkemesine başvurulur. İşveren vekili istisnası dava şartı değil, maddi kapsam sorunudur.
- Süre çizelgesinde İşe iade iddiası için fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulmalıdır. İşveren vekili savunması dava şartı değil esasa ilişkin kapsam sorunudur. Kıdem, ihbar ve ücret taleplerinin zamanaşımı ayrıca korunur.
Sık Sorulan Uygulama Soruları
Yönetici veya Müdür Unvanı Taşıyan Çalışan Hangi Fiilî Yetki Düzeyinde İşveren Vekili Sayılarak İşe İade Korumasının Dışında Kalır?
Unvan, yüksek ücret veya sınırlı temsil yetkisi tek başına iş güvencesi istisnası yaratmaz; işletme ve işyeri düzeyi ile işe alma ve çıkarma yetkisinin birlikte, fiilî kullanım üzerinden incelenmesi gerekir. Dosyanın ilk işleminde görev, süre ve delil koruma planı kurulmalı; organizasyon şeması ve görev tanımı ise mümkünse doğrudan düzenleyen kurum veya özgün kaynaktan alınmalıdır.
İspat Planında Organizasyon Şeması ve Görev Tanımı Neden Önemlidir?
Organizasyon şeması ve görev tanımı, imza sirküleri ile yetki matrisi, işe alma ve fesih karar örnekleri birlikte okunmalıdır. Her kayıt yalnız bağlantılı olduğu çekişmeli vakıa bakımından kullanılır; düzenleyeni, tarihi ve bütünlüğü ayrıca denetlenir.
İşveren Vekilinin İş Güvencesinden Yararlanması Bakımından Başvuru Sırası Nasıl Kurulmalıdır?
İşletme ile işyeri düzeyinin ayrılması; unvan yerine fiilî yetkilerin çıkarılması; işe alma ve çıkarma yetkisinin müşterek veya bağımsız niteliğinin belirlenmesi; emsal yöneticilerin karşılaştırılması; işe iade ön koşullarının birlikte denetlenmesi; İşe iade için bir ay içinde arabulucuya, son tutanaktan itibaren iki hafta içinde iş mahkemesine başvurulur. İşveren vekili istisnası dava şartı değil, maddi kapsam sorunudur. Görev, yetki, taraf sıfatı, harç ve yalnız kanunun açıkça aradığı hâllerde zorunlu ön başvuru esas incelemesinden önce tamamlanmalıdır.
İşveren Vekilinin İş Güvencesinden Yararlanması Bakımından Süre Kaybını Önlemek İçin Hangi Tarihler Resmî Kayıtla Belgelenmelidir?
İşe iade iddiası için fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulmalıdır. İşveren vekili savunması dava şartı değil esasa ilişkin kapsam sorunudur. Kıdem, ihbar ve ücret taleplerinin zamanaşımı ayrıca korunur.
Feshin Geçersizliği ve İşe İade Talep Sonucunda Nasıl Somutlaştırılır?
Feshin geçersizliği ve işe iade, işveren vekili istisnasının uygulanmaması, kıdem ve ihbar tazminatı, ücret ve yan haklar, işe başlatmama sonuçları somut olayın elverdiği ölçüde gündeme gelebilir. Taleplerin asıl veya yardımcı niteliği ile uygulanabilecek ferilerin dayanağı ayrı gösterilmelidir.
Sonuç
Somut uyuşmazlık bakımından güvenilir sonuç, tek belgeye veya soyut bir karar özetine dayanmaz. “Yönetici veya müdür unvanı taşıyan çalışan hangi fiilî yetki düzeyinde işveren vekili sayılarak işe iade korumasının dışında kalır” sorusu, 4857 Sayılı İş Kanunu, 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile olay tarihindeki resmî uygulama birlikte değerlendirilerek cevaplanır. Unvan, yüksek ücret veya sınırlı temsil yetkisi tek başına iş güvencesi istisnası yaratmaz; işletme ve işyeri düzeyi ile işe alma ve çıkarma yetkisinin birlikte, fiilî kullanım üzerinden incelenmesi gerekir.
Dosyanın ilk önceliği işletme ile işyeri düzeyinin ayrılması, delil omurgası ise organizasyon şeması ve görev tanımı ile imza sirküleri ile yetki matrisi arasındaki doğrulamadır. Takvimdeki ilk uyarı şudur: İşe iade iddiası için fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulmalıdır. Feshin geçersizliği ve işe iade talebi açık ve uygulanabilir kurulmalı; müdür unvanını yeterli saymak riski başvuru yapılmadan önce giderilmelidir.
Kaynakça ve Karar Doğrulaması
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2009/20270, K. 2010/2679, 08.02.2010 — resmî tam metin ve doğrulanmış alıntı — künye, karar sonucu ve kısa alıntı 31.08.2026 tarihinde resmî tam metinden doğrulandı; araştırma ölçütü: Genel müdür veya yardımcısı unvanı tek başına yeterli değildir; işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları, işe alma ve çıkarma yetkisi ayrıca aranmaksızın iş güvencesi kapsamı dışındadır.
- 4857 Sayılı İş Kanunu — m.18/son
- 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu — m.3
- 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m.190, 219-224
- Seracettin Göktaş, “İşveren Vekilinin İş Güvencesi”, Çalışma ve Toplum, 2009, 2009/1, s. 61-74
- Yargıtay Karar Arama
- Yargıtay İçtihat Merkezi Hakkında Resmî Duyuru

Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
