Kapsam
Devir yasağı, yazılı şekil, borçlunun haberdar edilmesi, karşı taraf rızası, defi ve itirazlar, feri haklar, kefalet ve rehinler, tüketici ve kira ilişkileri ele alınır. Alacağın devri alacaklının, borcun üstlenilmesi borçlunun, sözleşmenin devri ise hak ve borçlardan oluşan bütün taraf konumunun değişmesidir; gerekli rıza ve şekil her kurumda farklıdır. Sonuca giderken işlemin adı değil gerçek hukuki niteliği, tarafların sıfatı ve korunan menfaat belirleyicidir.
Bu çalışma, sözleşmenin devri ve alacağın temliki ayrımı konusunda 31 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla hazırlanmıştır. Kaynakça, Mevzuat Bilgi Sistemi ile resmî karar ve kurum sayfalarına yönelir. Doğrudan resmî tam metni bulunmayan bir kayıt belirli esas-karar numarasıyla emsal gibi sunulmamış; veri tabanı bağlantıları güncel içtihadın somut dosya üzerinden yeniden araştırılması için verilmiştir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan metin ayrıca kontrol edilmelidir.
Taraf Sıfatı, İşlem ve Hukukî Sonuç
İncelemenin ilk ölçütü “alacağın devri kanun veya sözleşme engeli yoksa borçlunun rızası aranmadan yazılı şekilde yapılabilir” kuralıdır. Borcun dış üstlenilmesi alacaklı ile üstlenen arasındaki sözleşmeyle borçlu değişikliğini doğurur. Ayrıca “sözleşmenin devri devreden, devralan ve sözleşmede kalan tarafın birbirine uygun iradelerini gerektirir” yaklaşımının somut olayda uygulanıp uygulanmayacağı, özel hüküm ve dosya belgeleri üzerinden sınanmalıdır.
Sözleşmenin Devri Ve Alacağın Temliki Ayrımı bakımından maddi hukuk hakkın doğup doğmadığını; usul hukuku ise bu hakkın hangi merci önünde, hangi sürede ve hangi delille korunacağını belirler. Hakimin hukuku kendiliğinden uygulaması, tarafın vakıaları ve talep sonucunu açıkça ortaya koyma yükünü ortadan kaldırmaz. Bu nedenle olay kronolojisi, her çekişmeli vakıanın karşısında dayanak belge ve hukuki sonuç bulunacak şekilde hazırlanmalıdır.
Resmî Mevzuat Haritası
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu: m.183-205
Doğrulanmış Kanun Alıntısı
“Sözleşmenin devrinin geçerliliği, devredilen sözleşmenin şekline bağlıdır.” — Alıntının yeri: TBK m.205/3
Bu alıntı, Mevzuat Bilgi Sistemi, Türk Borçlar Kanunu TBK m.205/3 resmî metni üzerinden 31.08.2026 tarihinde doğrulanmıştır. Alıntı 31.08.2026 tarihli güncel metni gösterir; somut olayın tarihindeki düzenleme ve geçiş hükümleri ayrıca kontrol edilmelidir.
Sözleşmenin devri ve alacağın temliki ayrımı kapsamında m.183-205 hükümleri alacağın devri, borcun üstlenilmesi ve sözleşmenin devri bakımından önem taşır. Hüküm, yürürlük tarihi ve geçiş kurallarıyla birlikte resmî güncel metinden okunmalıdır. Olayın hükmün varsayımına neden girdiği, yaptırımın hangi koşulda doğduğu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile ilişkinin özel-genel norm mu yoksa tamamlayıcı uygulama mı olduğu dilekçede açıklanmalıdır.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu: m.199-205
Sözleşmenin devri ve alacağın temliki ayrımı kapsamında m.199-205 hükümleri belge, senet ve elektronik kayıtlarla ispat bakımından önem taşır. Hüküm, yürürlük tarihi ve geçiş kurallarıyla birlikte resmî güncel metinden okunmalıdır. Olayın hükmün varsayımına neden girdiği, yaptırımın hangi koşulda doğduğu ve Türk Borçlar Kanunu ile ilişkinin özel-genel norm mu yoksa tamamlayıcı uygulama mı olduğu dilekçede açıklanmalıdır.
Doktrindeki Yaklaşımlar
Aşağıdaki doktrin görüşü bağlayıcı değildir; doğrulanmış bibliyografik kaydından, eserin bağlamı korunarak aktarılmıştır.
Zeynep Bahadır: Sözleşmenin Devri ve Sözleşmeye Katılma
Yazar, sözleşmenin devri ile sözleşmeye katılmayı kavram, hukuki nitelik, koşul, şekil ve sonuçları bakımından ayırmakta; devri bütün sözleşme konumunda taraf değişikliği olarak açıklamaktadır. Bu yaklaşım, somut uyuşmazlık içinde somut vakıa ve yürürlükteki hükümle birlikte değerlendirilmelidir.
“Sözleşmenin devrinde tam anlamıyla bir taraf değişikliği söz konusudur.” — Alıntının yeri: Öz, ikinci paragrafın ilk cümlesi
Sözleşmenin devri ve alacağın temliki ayrımı konusunda yararlanılan eser: Zeynep Bahadır, “Sözleşmenin Devri ve Sözleşmeye Katılma”, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2013, C. 17, S. 3, s. 1-28. Doğrulama tarihi: 31.08.2026.
Somut Olayda Uygulanacak Kurallar
Alacağın Devri Kanun veya Sözleşme Engeli Yoksa Borçlunun Rızası Aranmadan Yazılı Şekilde Yapılabilir.
“Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E. 2016/21480, K. 2018/4743 yönünden alacağın devri kanun veya sözleşme engeli yoksa borçlunun rızası aranmadan yazılı şekilde yapılabilir” ölçütünün değerlendirilmesinde belirleyici nokta, taraf anlatısından çok asıl sözleşme ve ekleri ile ortaya çıkan fiilî durumdur. Usul planı kurulurken kuralın istisnası ve alacağın devrini sözleşme devri sanmak savunması da ayrıca incelenmelidir.
Borcun Dış Üstlenilmesi Alacaklı ile Üstlenen Arasındaki Sözleşmeyle Borçlu Değişikliğini Doğurur.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E. 2016/21480, K. 2018/4743 yönünden borcun dış üstlenilmesi alacaklı ile üstlenen arasındaki sözleşmeyle borçlu değişikliğini doğurur. Bu ölçüt özellikle devir veya üstlenme sözleşmesi üzerinden sınanır. Kanuni veya sözleşmesel devir yasağının kontrolü tamamlanmadan sonuca gidilmesi, karşı taraf rızası olmadan bütün sözleşmeyi devretmek ihtimalini güçlendirebilir.
Sözleşmenin Devri Devreden, Devralan ve Sözleşmede Kalan Tarafın Birbirine Uygun İradelerini Gerektirir.
Bu kuralın olayda karşılık bulması için karşı taraf rıza ve bildirim belgeleri ile maddi vakıa arasında açık bağ kurulmalıdır. “Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E. 2016/21480, K. 2018/4743 yönünden sözleşmenin devri devreden, devralan ve sözleşmede kalan tarafın birbirine uygun iradelerini gerektirir” değerlendirmesi, ilgili usul adımındaki kayıtlarla doğrulanmadıkça soyut kabul olarak bırakılamaz.
Devralan, Devrin Kapsamına Göre Feri Hakları Kazanır; Borçlu Devri Öğrendiği Anda Sahip Olduğu Defileri İleri Sürebilir.
“Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E. 2016/21480, K. 2018/4743 yönünden devralan, devrin kapsamına göre feri hakları kazanır; borçlu devri öğrendiği anda sahip olduğu defileri ileri sürebilir” ölçütünün değerlendirilmesinde belirleyici nokta, taraf anlatısından çok ödeme ile mahsup kayıtları ile ortaya çıkan fiilî durumdur. Usul planı kurulurken kuralın istisnası ve devrin kapsamını belirsiz bırakmak savunması da ayrıca incelenmelidir.
Belge, Kayıt ve İspat Yükü
Asıl Sözleşme ve Ekleri.
“Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E. 2016/21480, K. 2018/4743 yönünden asıl sözleşme ve ekleri” değerlendirilirken kaydın kim tarafından, hangi amaçla ve ne zaman oluşturulduğu açıklanmalıdır. İlgili usul adımı yürütülürken asıl sözleşme ve ekleri ile çelişen kayıtlar da dosyaya getirtilmelidir.
Devir veya Üstlenme Sözleşmesi.
“Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E. 2016/21480, K. 2018/4743 yönünden devir veya üstlenme sözleşmesi” kaydı, “Borcun dış üstlenilmesi alacaklı ile üstlenen arasındaki sözleşmeyle borçlu değişikliğini doğurur” ölçütünün ispat alanına girer. Kaydın kişi, işlem ve tarih bağlantısı kurulmalı; özgünlük ve bütünlük karşı kayıtlarla sınanmalıdır.
Karşı Taraf Rıza ve Bildirim Belgeleri.
Bu delil öncelikle “sözleşmenin devri devreden, devralan ve sözleşmede kalan tarafın birbirine uygun iradelerini gerektirir” iddiasını sınamak için kullanılır. “Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E. 2016/21480, K. 2018/4743 yönünden karşı taraf rıza ve bildirim belgeleri” tek başına bütün uyuşmazlığı değil, bağlı olduğu çekişmeli vakıayı kanıtlayabilir.
Ödeme ile Mahsup Kayıtları.
“Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E. 2016/21480, K. 2018/4743 yönünden ödeme ile mahsup kayıtları” değerlendirilirken kaydın kim tarafından, hangi amaçla ve ne zaman oluşturulduğu açıklanmalıdır. İlgili usul adımı yürütülürken ödeme ile mahsup kayıtları ile çelişen kayıtlar da dosyaya getirtilmelidir.
Kefalet, Rehin ve Diğer Teminat Belgeleri.
“Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E. 2016/21480, K. 2018/4743 yönünden kefalet, rehin ve diğer teminat belgeleri” kaydı, “Alacağın devri kanun veya sözleşme engeli yoksa borçlunun rızası aranmadan yazılı şekilde yapılabilir” ölçütünün ispat alanına girer. Kaydın kişi, işlem ve tarih bağlantısı kurulmalı; özgünlük ve bütünlük karşı kayıtlarla sınanmalıdır.
Dava Şartları ve Usul Adımları
Devredilen Hukuki Konumun Sınıflandırılması.
“Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E. 2016/21480, K. 2018/4743 yönünden devredilen hukuki konumun sınıflandırılması” işlemi yürütülürken görev, yetki ve yalnız kanunun açıkça aradığı dava şartları kadar istenen hükmün uygulanabilirliği de denetlenir. Eksik asıl sözleşme ve ekleri, alacağın devrinin geçerliliğinin tespiti talebinin kapsamını doğrudan etkileyebilir.
Kanuni veya Sözleşmesel Devir Yasağının Kontrolü.
“Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E. 2016/21480, K. 2018/4743 yönünden kanuni veya sözleşmesel devir yasağının kontrolü” işlemi, başvurunun ayrı bir aşamasıdır. Devir veya üstlenme sözleşmesi dosyaya alınmalı ve devralana ifa talebinin görevli merci önündeki somut sonucu açıklanmalıdır.
Şekil ve Rıza Koşullarının Doğrulanması.
Bu aşamanın amacı yalnız şekli tamamlamak değildir; karşı taraf rıza ve bildirim belgeleri ile talep arasındaki bağlantıyı doğru mercie taşımaktır. “Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E. 2016/21480, K. 2018/4743 yönünden şekil ve rıza koşullarının doğrulanması” adımından sonra bir sonraki işlem için ayrıca süre kaydı açılmalıdır.
Bildirimin Borçluya Etkisinin Belirlenmesi.
“Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E. 2016/21480, K. 2018/4743 yönünden bildirimin borçluya etkisinin belirlenmesi” işlemi yürütülürken görev, yetki ve yalnız kanunun açıkça aradığı dava şartları kadar istenen hükmün uygulanabilirliği de denetlenir. Eksik ödeme ile mahsup kayıtları, devir yasağı nedeniyle geçersizlik talebinin kapsamını doğrudan etkileyebilir.
Defi, Teminat ve Sorumlulukların Hükümde Ayrılması.
“Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E. 2016/21480, K. 2018/4743 yönünden defi, teminat ve sorumlulukların hükümde ayrılması” işlemi, başvurunun ayrı bir aşamasıdır. Kefalet, rehin ve diğer teminat belgeleri dosyaya alınmalı ve teminatların devamı veya sona ermesi talebinin görevli merci önündeki somut sonucu açıklanmalıdır.
Başvuru Takvimi ve Süre Riskleri
Devrin Geçerliliği İçin Öngörülen Şekil İşlem Tarihinde Tamamlanmalıdır.
“Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E. 2016/21480, K. 2018/4743 yönünden devrin geçerliliği için öngörülen şekil işlem tarihinde tamamlanmalıdır” uyarısının uygulanması, başlangıç ve son günün ayrı ayrı hesaplanmasını gerektirir. Elektronik gönderim, tebligat ve başvuru alındıları dosyada korunmalıdır.
Borçlunun Eski Alacaklıya İyiniyetli Ödemesi Bakımından Bildirim Tarihi Önemlidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E. 2016/21480, K. 2018/4743 yönünden borçlunun eski alacaklıya iyiniyetli ödemesi bakımından bildirim tarihi önemlidir. Başlangıç anı varsayımla değil tebligat, öğrenme, ödeme veya işlem kaydıyla belirlenir; sürenin hukukî niteliği ayrıca gösterilir.
Temel Alacağın Zamanaşımı Devirle Kendiliğinden Yeniden Başlamaz.
“Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E. 2016/21480, K. 2018/4743 yönünden temel alacağın zamanaşımı devirle kendiliğinden yeniden başlamaz” takvim kuralında önce süreyi başlatan belge tespit edilmelidir. Şekil ve rıza koşullarının doğrulanması yapılırken zamanaşımı, hak düşürücü süre ve usul süresi birbirine karıştırılmamalıdır.
İstenebilecek Hukukî Koruma
Alacağın Devrinin Geçerliliğinin Tespiti.
“Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E. 2016/21480, K. 2018/4743 yönünden alacağın devrinin geçerliliğinin tespiti” isteminin diğer taleplerle asli, ferî veya terditli ilişkisi açıklanmalıdır. Asıl sözleşme ve ekleri bulunmadığında talebin kapsamı varsayımla genişletilmemelidir.
Devralana İfa.
“Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E. 2016/21480, K. 2018/4743 yönünden devralana ifa” talebi, “Borcun dış üstlenilmesi alacaklı ile üstlenen arasındaki sözleşmeyle borçlu değişikliğini doğurur” koşuluyla ve devir veya üstlenme sözleşmesi deliliyle ilişkilendirilmelidir. Asıl talep ile faiz, gider ve geçici koruma ayrı kurulmalıdır.
Sözleşme Tarafı Sıfatının Tespiti.
Mahkemeden veya yetkili merciden istenen sonuç Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E. 2016/21480, K. 2018/4743 yönünden sözleşme tarafı sıfatının tespiti olarak belirlenecekse, kabul hâlinde uygulanacak hüküm kişi, dönem ve miktar yönünden açık olmalıdır. Dayanak delil karşı taraf rıza ve bildirim belgeleri, temel ölçüt ise “sözleşmenin devri devreden, devralan ve sözleşmede kalan tarafın birbirine uygun iradelerini gerektirir” olacaktır.
Devir Yasağı Nedeniyle Geçersizlik.
“Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E. 2016/21480, K. 2018/4743 yönünden devir yasağı nedeniyle geçersizlik” isteminin diğer taleplerle asli, ferî veya terditli ilişkisi açıklanmalıdır. Ödeme ile mahsup kayıtları bulunmadığında talebin kapsamı varsayımla genişletilmemelidir.
Teminatların Devamı veya Sona Ermesi.
“Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E. 2016/21480, K. 2018/4743 yönünden teminatların devamı veya sona ermesi” talebi, “Alacağın devri kanun veya sözleşme engeli yoksa borçlunun rızası aranmadan yazılı şekilde yapılabilir” koşuluyla ve kefalet, rehin ve diğer teminat belgeleri deliliyle ilişkilendirilmelidir. Asıl talep ile faiz, gider ve geçici koruma ayrı kurulmalıdır.
Resmî Karar ve Kurum Uygulaması
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/21480, K. 2018/4743, 19.04.2018 — Resmî Tam Metin ve Doğrulanmış Alıntı
Doğrulanmış Karar Alıntısı
“sözleşmenin devrinin geçerliliğinin devredilen sözleşmenin şekline bağlı olduğu gösterilmiştir.” — Alıntının yeri: Gerekçe, TBK m.205 değerlendirme paragrafı
Alıntı, resmî tam metin üzerinden 31.08.2026 tarihinde doğrulanmıştır. Kararın sonucu: bozma.
Sözleşmenin devri ve alacağın temliki ayrımı bağlamında resmî karar kaynağı üzerinden doğrulanan hukuki ilke şöyle özetlenebilir: Sözleşmenin devrine diğer tarafın onay vermesiyle devralan sözleşmenin tarafı olur, devreden taraf sıfatını kaybeder; devir sözleşmesi devredilen sözleşmenin şekline tabidir. Bu özet doğrudan alıntı değildir; yukarıdaki kısa pasaj karar metninden kelimesi kelimesine alınmıştır. Karar, maddi olayı ve sonucu ile birlikte okunmalıdır.
Somut olayla benzerlik: Sözleşmedeki taraf konumunun devri ve kalan tarafın onayı birlikte incelenmiştir.
Kararın uygulanma sınırı: Somut olay bir devremülk sözleşmesi ve tapunun devralanın eşine tescili hakkındadır.
İtirazlar, İstisnalar ve Uygulama Hataları
Alacağın Devrini Sözleşme Devri Sanmak.
“Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E. 2016/21480, K. 2018/4743 yönünden alacağın devrini sözleşme devri sanmak” riski gerçekleşirse alacağın devrinin geçerliliğinin tespiti talebi bütünüyle veya kısmen etkisiz kalabilir. Bu nedenle usul işlemleri yürütülürken olay kronolojisi ve karşı deliller birlikte incelenmelidir.
Karşı Taraf Rızası Olmadan Bütün Sözleşmeyi Devretmek.
“Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E. 2016/21480, K. 2018/4743 yönünden karşı taraf rızası olmadan bütün sözleşmeyi devretmek” riski hem maddi hakkı hem başvurunun dinlenebilirliğini zayıflatabilir. Kanuni veya sözleşmesel devir yasağının kontrolü aşamasında devir veya üstlenme sözleşmesi kontrol edilmeli; eksiklik giderilemiyorsa iddianın kapsamı daraltılmalıdır.
Yazılı Şekli Atlamak.
Bu risk, karşı tarafın en güçlü savunmalarından biri olarak ele alınmalıdır: “Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E. 2016/21480, K. 2018/4743 yönünden yazılı şekli atlamak”. Bu savunmaya verilecek cevap, karşı taraf rıza ve bildirim belgeleri delili ve “Sözleşmenin devri devreden, devralan ve sözleşmede kalan tarafın birbirine uygun iradelerini gerektirir” ölçütü üzerinden somutlaştırılmalıdır.
Devrin Kapsamını Belirsiz Bırakmak.
“Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E. 2016/21480, K. 2018/4743 yönünden devrin kapsamını belirsiz bırakmak” riski gerçekleşirse devir yasağı nedeniyle geçersizlik talebi bütünüyle veya kısmen etkisiz kalabilir. Bu nedenle usul işlemleri yürütülürken olay kronolojisi ve karşı deliller birlikte incelenmelidir.
Borçlunun Mevcut Defilerini Yok Saymak.
“Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E. 2016/21480, K. 2018/4743 yönünden borçlunun mevcut defilerini yok saymak” riski hem maddi hakkı hem başvurunun dinlenebilirliğini zayıflatabilir. Defi, teminat ve sorumlulukların hükümde ayrılması aşamasında kefalet, rehin ve diğer teminat belgeleri kontrol edilmeli; eksiklik giderilemiyorsa iddianın kapsamı daraltılmalıdır.
Avukat İçin Dosya Hazırlık Kontrol Listesi
- asıl sözleşme ve ekleri
- devir veya üstlenme sözleşmesi
- karşı taraf rıza ve bildirim belgeleri
- ödeme ile mahsup kayıtları
- kefalet, rehin ve diğer teminat belgeleri
- devredilen hukuki konumun sınıflandırılması
- kanuni veya sözleşmesel devir yasağının kontrolü
- şekil ve rıza koşullarının doğrulanması
- bildirimin borçluya etkisinin belirlenmesi
- defi, teminat ve sorumlulukların hükümde ayrılması
- Süre çizelgesinde Devrin geçerliliği için öngörülen şekil işlem tarihinde tamamlanmalıdır. Borçlunun eski alacaklıya iyiniyetli ödemesi bakımından bildirim tarihi önemlidir. Temel alacağın zamanaşımı devirle kendiliğinden yeniden başlamaz.
Sık Sorulan Uygulama Soruları
Bir Hukuki İlişkide Yalnız Alacak Mı, Yalnız Borç Mu Yoksa Bütün Sözleşme Konumu Mu Devredilmiştir ve Bu İşlem Karşı Tarafa Hangi Koşullarla Etki Eder?
Alacağın devri alacaklının, borcun üstlenilmesi borçlunun, sözleşmenin devri ise hak ve borçlardan oluşan bütün taraf konumunun değişmesidir; gerekli rıza ve şekil her kurumda farklıdır. Dosyanın ilk işleminde görev, süre ve delil koruma planı kurulmalı; asıl sözleşme ve ekleri ise mümkünse doğrudan düzenleyen kurum veya özgün kaynaktan alınmalıdır.
Asıl Sözleşme ve Ekleri Somut Olayın Hangi Unsurunu Kanıtlar?
Asıl sözleşme ve ekleri, devir veya üstlenme sözleşmesi, karşı taraf rıza ve bildirim belgeleri birlikte okunmalıdır. Her kayıt yalnız bağlantılı olduğu çekişmeli vakıa bakımından kullanılır; düzenleyeni, tarihi ve bütünlüğü ayrıca denetlenir.
Sözleşmenin Devri ve Alacağın Temliki Ayrımı Bakımından İlk Usul Adımından Sonra Hangi İşlemler Yapılmalıdır?
Devredilen hukuki konumun sınıflandırılması; kanuni veya sözleşmesel devir yasağının kontrolü; şekil ve rıza koşullarının doğrulanması; bildirimin borçluya etkisinin belirlenmesi; defi, teminat ve sorumlulukların hükümde ayrılması. Görev, yetki, taraf sıfatı, harç ve yalnız kanunun açıkça aradığı hâllerde zorunlu ön başvuru esas incelemesinden önce tamamlanmalıdır.
Sözleşmenin Devri ve Alacağın Temliki Ayrımı Bakımından Kritik Tarihler Nasıl Belirlenir?
Devrin geçerliliği için öngörülen şekil işlem tarihinde tamamlanmalıdır. Borçlunun eski alacaklıya iyiniyetli ödemesi bakımından bildirim tarihi önemlidir. Temel alacağın zamanaşımı devirle kendiliğinden yeniden başlamaz.
Alacağın Devrinin Geçerliliğinin Tespiti Talebi Hangi Vakıa ve Delillerle Somutlaştırılmalıdır?
Alacağın devrinin geçerliliğinin tespiti, devralana ifa, sözleşme tarafı sıfatının tespiti, devir yasağı nedeniyle geçersizlik, teminatların devamı veya sona ermesi somut olayın elverdiği ölçüde gündeme gelebilir. Taleplerin asıl veya yardımcı niteliği ile uygulanabilecek ferilerin dayanağı ayrı gösterilmelidir.
Sonuç
Somut uyuşmazlık bakımından güvenilir sonuç, tek belgeye veya soyut bir karar özetine dayanmaz. “Bir hukuki ilişkide yalnız alacak mı, yalnız borç mu yoksa bütün sözleşme konumu mu devredilmiştir ve bu işlem karşı tarafa hangi koşullarla etki eder” sorusu, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile olay tarihindeki resmî uygulama birlikte değerlendirilerek cevaplanır. Alacağın devri alacaklının, borcun üstlenilmesi borçlunun, sözleşmenin devri ise hak ve borçlardan oluşan bütün taraf konumunun değişmesidir; gerekli rıza ve şekil her kurumda farklıdır.
Dosyanın ilk önceliği devredilen hukuki konumun sınıflandırılması, delil omurgası ise asıl sözleşme ve ekleri ile devir veya üstlenme sözleşmesi arasındaki doğrulamadır. Takvimdeki ilk uyarı şudur: Devrin geçerliliği için öngörülen şekil işlem tarihinde tamamlanmalıdır. Alacağın devrinin geçerliliğinin tespiti talebi açık ve uygulanabilir kurulmalı; alacağın devrini sözleşme devri sanmak riski başvuru yapılmadan önce giderilmelidir.
Kaynakça ve Karar Doğrulaması
- Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/21480, K. 2018/4743, 19.04.2018 — resmî tam metin ve doğrulanmış alıntı — künye, karar sonucu ve kısa alıntı 31.08.2026 tarihinde resmî tam metinden doğrulandı; araştırma ölçütü: Sözleşmenin devrine diğer tarafın onay vermesiyle devralan sözleşmenin tarafı olur, devreden taraf sıfatını kaybeder; devir sözleşmesi devredilen sözleşmenin şekline tabidir.
- 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu — m.183-205
- 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m.199-205
- Zeynep Bahadır, “Sözleşmenin Devri ve Sözleşmeye Katılma”, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2013, C. 17, S. 3, s. 1-28
- Yargıtay Karar Arama
- Yargıtay İçtihat Merkezi Hakkında Resmî Duyuru

Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
