Kira ve Kat Mülkiyeti Hukuku

İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası

Bu makalede ihtiyaç nedeniyle tahliye davası, güncel mevzuat, içtihat ve uygulama ölçütleriyle incelenmektedir.

Sorumlu yazarAv. Ali Armağan KILIÇ
Yayın tarihi
Son güncelleme
Okuma süresi3.442 kelime · 16 dk

Kapsam

Malikin kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu ve bakmakla yükümlü kişiler; konut ve işyeri ihtiyacı, yurt dışından dönüş, evlilik, sağlık, yeni malik ve yeniden kiralama yasağı incelenir. İhtiyaç dava tarihinde mevcut, yargılama boyunca devam eden, gerçek, samimi ve zorunlu olmalı; gelecekteki soyut olasılık tahliye için yeterli değildir. Sonuca giderken işlemin adı değil gerçek hukuki niteliği, tarafların sıfatı ve korunan menfaat belirleyicidir.

Bu çalışma, ihtiyaç nedeniyle tahliye davası konusunda 31 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla hazırlanmıştır. Kaynakça, Mevzuat Bilgi Sistemi ile resmî karar ve kurum sayfalarına yönelir. Doğrudan resmî tam metni bulunmayan bir kayıt belirli esas-karar numarasıyla emsal gibi sunulmamış; veri tabanı bağlantıları güncel içtihadın somut dosya üzerinden yeniden araştırılması için verilmiştir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan metin ayrıca kontrol edilmelidir.

Hukukî Sorunun Çerçevesi ve Ayrımlar

İncelemenin ilk ölçütü “ihtiyaç kanunda sayılan kişi çevresi için gerçek, samimi ve zorunlu olmalıdır” kuralıdır. Belirli süreli sözleşmede sürenin sonunda, belirsiz sürelide fesih dönemine uyularak dava açılır. Ayrıca “yeni malik edinmeden itibaren bir ay içinde yazılı bildirimle altı ay sonra dava açma yolunu kullanabilir” yaklaşımının somut olayda uygulanıp uygulanmayacağı, özel hüküm ve dosya belgeleri üzerinden sınanmalıdır.

İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası bakımından maddi hukuk hakkın doğup doğmadığını; usul hukuku ise bu hakkın hangi merci önünde, hangi sürede ve hangi delille korunacağını belirler. Hakimin hukuku kendiliğinden uygulaması, tarafın vakıaları ve talep sonucunu açıkça ortaya koyma yükünü ortadan kaldırmaz. Bu nedenle olay kronolojisi, her çekişmeli vakıanın karşısında dayanak belge ve hukuki sonuç bulunacak şekilde hazırlanmalıdır.

Resmî Mevzuat Haritası

6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu: m.350/1

Doğrulanmış Kanun Alıntısı

“Kiraya veren, kira sözleşmesini; kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için” — Alıntının yeri: Türk Borçlar Kanunu m.350/1, başlangıç

Bu alıntı, TBMM, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kabul metni, m.350/1 üzerinden 31.08.2026 tarihinde doğrulanmıştır.

İhtiyaç nedeniyle tahliye davası kapsamında m.350/1 hükümleri ihtiyaç, yeni malik ve yeniden kiralama yasağı bakımından önem taşır. Hüküm, yürürlük tarihi ve geçiş kurallarıyla birlikte resmî güncel metinden okunmalıdır. Olayın hükmün varsayımına neden girdiği, yaptırımın hangi koşulda doğduğu ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile ilişkinin özel-genel norm mu yoksa tamamlayıcı uygulama mı olduğu dilekçede açıklanmalıdır.

6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu: m.18/B

İhtiyaç nedeniyle tahliye davası kapsamında m.18/B hükümleri dava şartı arabuluculuk bakımından önem taşır. Hüküm, yürürlük tarihi ve geçiş kurallarıyla birlikte resmî güncel metinden okunmalıdır. Olayın hükmün varsayımına neden girdiği, yaptırımın hangi koşulda doğduğu ve Türk Borçlar Kanunu ile ilişkinin özel-genel norm mu yoksa tamamlayıcı uygulama mı olduğu dilekçede açıklanmalıdır.

Doktrindeki Yaklaşımlar

Aşağıdaki doktrin görüşü bağlayıcı değildir; doğrulanmış bibliyografik kaydından, eserin bağlamı korunarak aktarılmıştır.

Kübra Nur Güneş Sefil: Türk Borçlar Kanunu'nun 350. Maddesi Kapsamında Kiraya Verenden Kaynaklanan İhtiyaç Sebebiyle Konutun Dava Yoluyla Tahliyesi

İhtiyaç sahibinin kanunda sınırlı sayılan kişilerden olması yanında gereksinimin dava boyunca gerçek, samimi ve zorunlu biçimde sürmesi gerektiğini doktrin ve içtihatla inceler. Bu yaklaşım, somut uyuşmazlık içinde somut vakıa ve yürürlükteki hükümle birlikte değerlendirilmelidir.

“ihtiyacın samimi, zorunlu olması hususu doktrin ve Yargıtay kararları göz önünde bulundurularak incelenmiştir.” — Alıntının yeri: Öz

İhtiyaç nedeniyle tahliye davası konusunda yararlanılan eser: Kübra Nur Güneş Sefil, “Türk Borçlar Kanunu'nun 350. Maddesi Kapsamında Kiraya Verenden Kaynaklanan İhtiyaç Sebebiyle Konutun Dava Yoluyla Tahliyesi”, Süleyman Demirel Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2023, C. 13, S. 1, s. 873-900. Doğrulama tarihi: 31.08.2026.

Somut Dosyada Usul ve Delil Notu

İhtiyaç sahibinin mevcut konutu, kirada oturması, sağlık-iş-eğitim koşulları, taşınmazın ihtiyaca elverişliliği ve alternatif taşınmazlar tapu, kira, ikamet ve iş belgeleriyle somutlaştırılmalıdır. Belirli süreli kirada sürenin sonu, belirsiz süreli kirada fesih dönemi ve dava açma süresi doğru hesaplanmalı; konut edinme veya kiralama gibi sonradan doğan olguların samimiyete etkisi hüküm tarihine kadar izlenmelidir. Resmî MBS PDF bağlantısı belirlenmiştir; alıntı gösterilen TBMM kabul/değişiklik metni veya Resmî Gazete değişiklik metniyle karşılaştırılmıştır. MBS PDF bu araştırma turunda satır düzeyinde açılamadığından güncel konsolide metin ve olay tarihindeki yürürlük ayrıca kontrol edilmelidir. m.350/1 ihtiyaç sahibini ve amacı tanımlar; dava açma zamanı, yeni malikin ihtiyacı ve yeniden kiralama yasağı için m.350'nin devamı ile m.351 ve 355 ayrıca uygulanmalıdır. 7445 sayılı Kanun sonrası zorunlu arabuluculuk da dava tarihinde kontrol edilmelidir.

Uyuşmazlığın Hukuki Analiz Omurgası

İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası dosyasında önce çözülmesi gereken ana mesele, “Kiraya verenin konut veya işyeri ihtiyacı hangi koşullarda tahliye sebebi olur ve dava ne zaman açılmalıdır?” sorusudur. Bu soru tek bir kanun maddesine indirgenmemelidir. İlk olarak tarafların hukuki sıfatı, hakkı doğurduğu ileri sürülen işlem veya olay, karşı tarafın itirazı ve istenen hüküm ayrı satırlarda gösterilmelidir. Ardından “İhtiyaç kanunda sayılan kişi çevresi için gerçek, samimi ve zorunlu olmalıdır.” ölçütü kurucu vakıalarla eşleştirilmeli; “Tahliye sağlandıktan sonra haklı sebep olmaksızın üç yıl geçmeden eski kiracı dışındaki kişiye kiralama yasağı vardır.” kuralının iddiayı sınırlandırıp sınırlandırmadığı incelenmelidir. Böyle bir mesele haritası, maddi hukuk tartışmasını görev, süre ve ispat sorunlarından ayırır; dilekçenin hem vakıa hem talep bölümünde aynı hukuki tezin izlenebilmesini sağlar.

İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası bakımından ispat planı, dosyadaki belgelerin yalnız listesinden ibaret tutulmamalıdır. Kira sözleşmesi ve tapu kaydı hakkın doğumuna, kapsamına veya ihlaline ilişkin hangi vakıayı kanıtlıyorsa bu bağlantı açıkça yazılmalıdır. İhtarname ile tebliğ belgesi ise ilk kaydın tarihini, tarafını ya da içeriğini doğrulayan bağımsız kayıt olarak değerlendirilmelidir. Belgenin aslı, düzenleyeni, oluşturulma zamanı ve sonraki değişiklikleri belirlenmeden yalnız ekran görüntüsüne veya taraf anlatımına dayanılması sağlıklı değildir. Karşı tarafın ileri sürebileceği aidiyet, kapsam, sahtelik, ödeme, zamanaşımı ya da yetki itirazı için ayrıca karşı delil sütunu açılmalı; ispat yükü her çekişmeli vakıa yönünden bağımsız belirlenmelidir.

İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası uyuşmazlığında usul takvimi sözleşme türü ve dönem hesabı ile başlatılmalıdır. Dava veya başvuru öncesi zorunlu yol, görevli ve yetkili merci, harç, tebligat, kesinleşme ve kanun yolu tarihleri aynı çizelgede fakat ayrı hukuki nitelikleriyle tutulmalıdır. Belirli süreli sözleşmede dava sürenin sonundan itibaren bir ay içinde açılmalıdır. Bu uyarı uygulanırken yalnız son gün hesaplanmamalı; sürenin hangi olayla başladığı, bildirimin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı ve adli tatil ya da özel süre hükmünün etkisi de yazılı biçimde gerekçelendirilmelidir. İhtiyacın yargılama boyunca devamının denetlenmesi aşamasında verilecek kararın infaza veya fiilî uygulamaya elverişli olması için hüküm sonucunun kişi, işlem, dönem ve tutar bakımından tereddüt doğurmayacak açıklıkta kurulması gerekir.

İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası yönünden talep stratejisi hazırlanırken kiralananın tahliyesi ile ihtiyacın tespiti aynı hukuki sonucun farklı anlatımlarıymış gibi üst üste yazılmamalıdır. Her talebin dayandığı vakıa, kanun hükmü, ispat aracı, faiz veya feri sonuç ve kabul hâlinde kurulması istenen hüküm ayrı gösterilmelidir. Talepler birbirini dışlıyorsa terdit sırası; birlikte hükmedilebiliyorsa yığılma ilişkisi; miktar başlangıçta tam belirlenemiyorsa bunun maddi ve usuli nedeni açıklanmalıdır. Geçici koruma istenmesi, esas talebin peşinen kabulü anlamına gelmeyecek biçimde güncel tehlike ve orantılılıkla sınırlandırılmalıdır. Böylece mahkeme, tarafın gerçekte hangi hukuki korumayı istediğini yorum yoluyla tamamlamak zorunda kalmaz.

İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası hakkında karşı görüş analizi yapılmadan hazırlanan metin, dosyanın güçlü tarafını gösterse bile kararın bozulma veya reddedilme riskini yeterince karşılamaz. Özellikle geçici veya uzak ihtiyacı yeterli saymak ihtimali; karşı tarafın en güçlü savunması kabul edilerek test edilmelidir. Bu savunmanın hangi maddi vakıaya ve hangi kanuni sonuca dayandığı ayrıştırıldıktan sonra, cevabın kanun alıntısı, delil ve içtihatla ayrı ayrı desteklenmesi gerekir. Yargıtay kararının esas ve karar numarasının doğru olması tek başına yeterli değildir; kararın olayları, uygulanan kanun metninin tarihi, inceleme türü ve sonucu eldeki dosyayla karşılaştırılmalıdır. Farklı belirleyici vakıa varsa karar emsal diye değil, ayrıştırılarak kullanılmalıdır.

Uygulanacak Ölçütler

İhtiyaç Kanunda Sayılan Kişi Çevresi İçin Gerçek, Samimi ve Zorunlu Olmalıdır.

Bu kuralın olayda karşılık bulması için kira sözleşmesi ve tapu kaydı ile maddi vakıa arasında açık bağ kurulmalıdır. “Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2011/4039, K. 2011/8862 yönünden ihtiyaç kanunda sayılan kişi çevresi için gerçek, samimi ve zorunlu olmalıdır” değerlendirmesi, ilgili usul adımındaki kayıtlarla doğrulanmadıkça soyut kabul olarak bırakılamaz.

Belirli Süreli Sözleşmede Sürenin Sonunda, Belirsiz Sürelide Fesih Dönemine Uyularak Dava Açılır.

“Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2011/4039, K. 2011/8862 yönünden belirli süreli sözleşmede sürenin sonunda, belirsiz sürelide fesih dönemine uyularak dava açılır” ölçütünün değerlendirilmesinde belirleyici nokta, taraf anlatısından çok ihtarname ile tebliğ belgesi ile ortaya çıkan fiilî durumdur. Usul planı kurulurken kuralın istisnası ve dava süresini kaçırmak savunması da ayrıca incelenmelidir.

Yeni Malik Edinmeden İtibaren Bir Ay İçinde Yazılı Bildirimle Altı Ay Sonra Dava Açma Yolunu Kullanabilir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2011/4039, K. 2011/8862 yönünden yeni malik edinmeden itibaren bir ay içinde yazılı bildirimle altı ay sonra dava açma yolunu kullanabilir. Bu ölçüt özellikle ihtiyaç sahibinin adres ve nüfus kayıtları üzerinden sınanır. Samimiyet ve zorunluluk delillerinin toplanması tamamlanmadan sonuca gidilmesi, ihtiyaç sahibini kanuni kişi çevresi dışında seçmek ihtimalini güçlendirebilir.

Tahliye Sağlandıktan Sonra Haklı Sebep Olmaksızın Üç Yıl Geçmeden Eski Kiracı Dışındaki Kişiye Kiralama Yasağı Vardır.

Bu kuralın olayda karşılık bulması için tahliye veya satış tehditli yazışmalar ile maddi vakıa arasında açık bağ kurulmalıdır. “Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2011/4039, K. 2011/8862 yönünden tahliye sağlandıktan sonra haklı sebep olmaksızın üç yıl geçmeden eski kiracı dışındaki kişiye kiralama yasağı vardır” değerlendirmesi, ilgili usul adımındaki kayıtlarla doğrulanmadıkça soyut kabul olarak bırakılamaz.

İspat Planı ve Deliller

Kira Sözleşmesi ve Tapu Kaydı.

Bu delil öncelikle “ihtiyaç kanunda sayılan kişi çevresi için gerçek, samimi ve zorunlu olmalıdır” iddiasını sınamak için kullanılır. “Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2011/4039, K. 2011/8862 yönünden kira sözleşmesi ve tapu kaydı” tek başına bütün uyuşmazlığı değil, bağlı olduğu çekişmeli vakıayı kanıtlayabilir.

İhtarname ile Tebliğ Belgesi.

“Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2011/4039, K. 2011/8862 yönünden ihtarname ile tebliğ belgesi” değerlendirilirken kaydın kim tarafından, hangi amaçla ve ne zaman oluşturulduğu açıklanmalıdır. İlgili usul adımı yürütülürken ihtarname ile tebliğ belgesi ile çelişen kayıtlar da dosyaya getirtilmelidir.

İhtiyaç Sahibinin Adres ve Nüfus Kayıtları.

“Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2011/4039, K. 2011/8862 yönünden ihtiyaç sahibinin adres ve nüfus kayıtları” kaydı, “Yeni malik edinmeden itibaren bir ay içinde yazılı bildirimle altı ay sonra dava açma yolunu kullanabilir” ölçütünün ispat alanına girer. Kaydın kişi, işlem ve tarih bağlantısı kurulmalı; özgünlük ve bütünlük karşı kayıtlarla sınanmalıdır.

Tahliye veya Satış Tehditli Yazışmalar.

Bu delil öncelikle “tahliye sağlandıktan sonra haklı sebep olmaksızın üç yıl geçmeden eski kiracı dışındaki kişiye kiralama yasağı vardır” iddiasını sınamak için kullanılır. “Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2011/4039, K. 2011/8862 yönünden tahliye veya satış tehditli yazışmalar” tek başına bütün uyuşmazlığı değil, bağlı olduğu çekişmeli vakıayı kanıtlayabilir.

İşyeri Ruhsat ve Faaliyet Belgeleri.

“Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2011/4039, K. 2011/8862 yönünden işyeri ruhsat ve faaliyet belgeleri” değerlendirilirken kaydın kim tarafından, hangi amaçla ve ne zaman oluşturulduğu açıklanmalıdır. İlgili usul adımı yürütülürken işyeri ruhsat ve faaliyet belgeleri ile çelişen kayıtlar da dosyaya getirtilmelidir.

Görevli Merci ve Başvuru Sırası

Sözleşme Türü ve Dönem Hesabı.

Bu aşamanın amacı yalnız şekli tamamlamak değildir; kira sözleşmesi ve tapu kaydı ile talep arasındaki bağlantıyı doğru mercie taşımaktır. “Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2011/4039, K. 2011/8862 yönünden sözleşme türü ve dönem hesabı” adımından sonra bir sonraki işlem için ayrıca süre kaydı açılmalıdır.

İhtiyaç Sahibinin Kanuni Kapsamının Belirlenmesi.

“Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2011/4039, K. 2011/8862 yönünden ihtiyaç sahibinin kanuni kapsamının belirlenmesi” işlemi yürütülürken görev, yetki ve yalnız kanunun açıkça aradığı dava şartları kadar istenen hükmün uygulanabilirliği de denetlenir. Eksik ihtarname ile tebliğ belgesi, ihtiyacın tespiti talebinin kapsamını doğrudan etkileyebilir.

Samimiyet ve Zorunluluk Delillerinin Toplanması.

“Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2011/4039, K. 2011/8862 yönünden samimiyet ve zorunluluk delillerinin toplanması” işlemi, başvurunun ayrı bir aşamasıdır. İhtiyaç sahibinin adres ve nüfus kayıtları dosyaya alınmalı ve yeniden kiralama yasağı tazminatı talebinin görevli merci önündeki somut sonucu açıklanmalıdır.

Arabuluculuk ve Dava Süresinin Korunması.

Bu aşamanın amacı yalnız şekli tamamlamak değildir; tahliye veya satış tehditli yazışmalar ile talep arasındaki bağlantıyı doğru mercie taşımaktır. “Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2011/4039, K. 2011/8862 yönünden arabuluculuk ve dava süresinin korunması” adımından sonra bir sonraki işlem için ayrıca süre kaydı açılmalıdır.

İhtiyacın Yargılama Boyunca Devamının Denetlenmesi.

“Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2011/4039, K. 2011/8862 yönünden ihtiyacın yargılama boyunca devamının denetlenmesi” işlemi yürütülürken görev, yetki ve yalnız kanunun açıkça aradığı dava şartları kadar istenen hükmün uygulanabilirliği de denetlenir. Eksik işyeri ruhsat ve faaliyet belgeleri, yargılama gideri talebinin kapsamını doğrudan etkileyebilir.

Sürelerin Hesabı

Belirli Süreli Sözleşmede Dava Sürenin Sonundan İtibaren Bir Ay İçinde Açılmalıdır.

“Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2011/4039, K. 2011/8862 yönünden belirli süreli sözleşmede dava sürenin sonundan itibaren bir ay içinde açılmalıdır” takvim kuralında önce süreyi başlatan belge tespit edilmelidir. Sözleşme türü ve dönem hesabı yapılırken zamanaşımı, hak düşürücü süre ve usul süresi birbirine karıştırılmamalıdır.

Yeni Malik Bir Ay İçinde Bildirim Yaparak Edinmeden Altı Ay Sonra Dava Açabilir.

“Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2011/4039, K. 2011/8862 yönünden yeni malik bir ay içinde bildirim yaparak edinmeden altı ay sonra dava açabilir” uyarısının uygulanması, başlangıç ve son günün ayrı ayrı hesaplanmasını gerektirir. Elektronik gönderim, tebligat ve başvuru alındıları dosyada korunmalıdır.

Arabuluculuk Başvurusunun Dava Açma Süresine Etkisi Özel Hükümlerle Birlikte Hesaplanmalıdır.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2011/4039, K. 2011/8862 yönünden arabuluculuk başvurusunun dava açma süresine etkisi özel hükümlerle birlikte hesaplanmalıdır. Başlangıç anı varsayımla değil tebligat, öğrenme, ödeme veya işlem kaydıyla belirlenir; sürenin hukukî niteliği ayrıca gösterilir.

Talep Sonucunun Kurulması

Kiralananın Tahliyesi.

Mahkemeden veya yetkili merciden istenen sonuç Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2011/4039, K. 2011/8862 yönünden kiralananın tahliyesi olarak belirlenecekse, kabul hâlinde uygulanacak hüküm kişi, dönem ve miktar yönünden açık olmalıdır. Dayanak delil kira sözleşmesi ve tapu kaydı, temel ölçüt ise “ihtiyaç kanunda sayılan kişi çevresi için gerçek, samimi ve zorunlu olmalıdır” olacaktır.

İhtiyacın Tespiti.

“Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2011/4039, K. 2011/8862 yönünden ihtiyacın tespiti” isteminin diğer taleplerle asli, ferî veya terditli ilişkisi açıklanmalıdır. İhtarname ile tebliğ belgesi bulunmadığında talebin kapsamı varsayımla genişletilmemelidir.

Yeniden Kiralama Yasağı Tazminatı.

“Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2011/4039, K. 2011/8862 yönünden yeniden kiralama yasağı tazminatı” talebi, “Yeni malik edinmeden itibaren bir ay içinde yazılı bildirimle altı ay sonra dava açma yolunu kullanabilir” koşuluyla ve ihtiyaç sahibinin adres ve nüfus kayıtları deliliyle ilişkilendirilmelidir. Asıl talep ile faiz, gider ve geçici koruma ayrı kurulmalıdır.

Davanın Süre Yönünden Reddi.

Mahkemeden veya yetkili merciden istenen sonuç Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2011/4039, K. 2011/8862 yönünden davanın süre yönünden reddi olarak belirlenecekse, kabul hâlinde uygulanacak hüküm kişi, dönem ve miktar yönünden açık olmalıdır. Dayanak delil tahliye veya satış tehditli yazışmalar, temel ölçüt ise “tahliye sağlandıktan sonra haklı sebep olmaksızın üç yıl geçmeden eski kiracı dışındaki kişiye kiralama yasağı vardır” olacaktır.

Yargılama Gideri.

“Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2011/4039, K. 2011/8862 yönünden yargılama gideri” isteminin diğer taleplerle asli, ferî veya terditli ilişkisi açıklanmalıdır. İşyeri ruhsat ve faaliyet belgeleri bulunmadığında talebin kapsamı varsayımla genişletilmemelidir.

Resmî Karar ve Kurum Uygulaması

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (Kapatılan), E. 2011/4039, K. 2011/8862, 13.09.2011 — Resmî Tam Metin ve Doğrulanmış Alıntı

Doğrulanmış Karar Alıntısı

“ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olması, iş yerinin de yapılacak işe uygun ve elverişli olması gerekir.” — Alıntının yeri: Gerekçe; işyeri ihtiyacına dayalı tahliyenin maddi koşullarının açıklandığı ilk paragraf

Alıntı, resmî tam metin üzerinden 31.08.2026 tarihinde doğrulanmıştır. Kararın sonucu: bozma.

İhtiyaç nedeniyle tahliye davası bağlamında resmî karar kaynağı üzerinden doğrulanan hukuki ilke şöyle özetlenebilir: İşyeri ihtiyacına dayalı tahliyede ihtiyaç gerçek, samimi ve zorunlu; kiralanan da amaçlanan iş için uygun olmalıdır; yakın zamanda doğacak ihtiyaç da korunabilir. Bu özet doğrudan alıntı değildir; yukarıdaki kısa pasaj karar metninden kelimesi kelimesine alınmıştır. Karar, maddi olayı ve sonucu ile birlikte okunmalıdır.

Somut olayla benzerlik: Yeni malikin, kızının kuyumcu dükkânı açması için işyerine ihtiyaç duyduğu iddiası; tanıklar, mesleki hazırlık, ikamet yeri ve önceki kira takibiyle birlikte değerlendirilmiştir.

Kararın uygulanma sınırı: Karar mülga 6570 sayılı Kanun dönemindedir ve edinme sonrası işyeri ihtiyacını inceler; güncel TBK m.350-351 süreleri ile zorunlu arabuluculuk ayrıca uygulanmalıdır.

Karşı Görüşler ve Ret Riskleri

Geçici veya Uzak İhtiyacı Yeterli Saymak.

Bu risk, karşı tarafın en güçlü savunmalarından biri olarak ele alınmalıdır: “Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2011/4039, K. 2011/8862 yönünden geçici veya uzak ihtiyacı yeterli saymak”. Bu savunmaya verilecek cevap, kira sözleşmesi ve tapu kaydı delili ve “İhtiyaç kanunda sayılan kişi çevresi için gerçek, samimi ve zorunlu olmalıdır” ölçütü üzerinden somutlaştırılmalıdır.

Dava Süresini Kaçırmak.

“Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2011/4039, K. 2011/8862 yönünden dava süresini kaçırmak” riski gerçekleşirse ihtiyacın tespiti talebi bütünüyle veya kısmen etkisiz kalabilir. Bu nedenle usul işlemleri yürütülürken olay kronolojisi ve karşı deliller birlikte incelenmelidir.

İhtiyaç Sahibini Kanuni Kişi Çevresi Dışında Seçmek.

“Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2011/4039, K. 2011/8862 yönünden ihtiyaç sahibini kanuni kişi çevresi dışında seçmek” riski hem maddi hakkı hem başvurunun dinlenebilirliğini zayıflatabilir. Samimiyet ve zorunluluk delillerinin toplanması aşamasında ihtiyaç sahibinin adres ve nüfus kayıtları kontrol edilmeli; eksiklik giderilemiyorsa iddianın kapsamı daraltılmalıdır.

Malikin Boş Başka Taşınmazını Araştırmamak.

Bu risk, karşı tarafın en güçlü savunmalarından biri olarak ele alınmalıdır: “Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2011/4039, K. 2011/8862 yönünden malikin boş başka taşınmazını araştırmamak”. Bu savunmaya verilecek cevap, tahliye veya satış tehditli yazışmalar delili ve “Tahliye sağlandıktan sonra haklı sebep olmaksızın üç yıl geçmeden eski kiracı dışındaki kişiye kiralama yasağı vardır” ölçütü üzerinden somutlaştırılmalıdır.

Yargılama Sırasında Sona Eren İhtiyacı Gözden Kaçırmak.

“Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (kapatılan) E. 2011/4039, K. 2011/8862 yönünden yargılama sırasında sona eren ihtiyacı gözden kaçırmak” riski gerçekleşirse yargılama gideri talebi bütünüyle veya kısmen etkisiz kalabilir. Bu nedenle usul işlemleri yürütülürken olay kronolojisi ve karşı deliller birlikte incelenmelidir.

Avukat İçin Dosya Hazırlık Kontrol Listesi

  • kira sözleşmesi ve tapu kaydı
  • ihtarname ile tebliğ belgesi
  • ihtiyaç sahibinin adres ve nüfus kayıtları
  • tahliye veya satış tehditli yazışmalar
  • işyeri ruhsat ve faaliyet belgeleri
  • sözleşme türü ve dönem hesabı
  • ihtiyaç sahibinin kanuni kapsamının belirlenmesi
  • samimiyet ve zorunluluk delillerinin toplanması
  • arabuluculuk ve dava süresinin korunması
  • ihtiyacın yargılama boyunca devamının denetlenmesi
  • Süre çizelgesinde Belirli süreli sözleşmede dava sürenin sonundan itibaren bir ay içinde açılmalıdır. Yeni malik bir ay içinde bildirim yaparak edinmeden altı ay sonra dava açabilir. Arabuluculuk başvurusunun dava açma süresine etkisi özel hükümlerle birlikte hesaplanmalıdır.

Sık Sorulan Uygulama Soruları

Kiraya Verenin Konut veya İşyeri İhtiyacı Hangi Koşullarda Tahliye Sebebi Olur ve Dava Ne Zaman Açılmalıdır?

İhtiyaç dava tarihinde mevcut, yargılama boyunca devam eden, gerçek, samimi ve zorunlu olmalı; gelecekteki soyut olasılık tahliye için yeterli değildir. Dosyanın ilk işleminde görev, süre ve delil koruma planı kurulmalı; kira sözleşmesi ve tapu kaydı ise mümkünse doğrudan düzenleyen kurum veya özgün kaynaktan alınmalıdır.

Hangi Kayıtlar Kira Sözleşmesi ve Tapu Kaydı ile Karşılaştırılmalıdır?

Kira sözleşmesi ve tapu kaydı, ihtarname ile tebliğ belgesi, ihtiyaç sahibinin adres ve nüfus kayıtları birlikte okunmalıdır. Her kayıt yalnız bağlantılı olduğu çekişmeli vakıa bakımından kullanılır; düzenleyeni, tarihi ve bütünlüğü ayrıca denetlenir.

İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası Bakımından Doğru Merci ve Usul Yolu Hangi Verilerle Belirlenir?

Sözleşme türü ve dönem hesabı; ihtiyaç sahibinin kanuni kapsamının belirlenmesi; samimiyet ve zorunluluk delillerinin toplanması; arabuluculuk ve dava süresinin korunması; ihtiyacın yargılama boyunca devamının denetlenmesi. Görev, yetki, taraf sıfatı, harç ve yalnız kanunun açıkça aradığı hâllerde zorunlu ön başvuru esas incelemesinden önce tamamlanmalıdır.

İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası Bakımından Hangi Başlangıç Olayı Süreyi Başlatır?

Belirli süreli sözleşmede dava sürenin sonundan itibaren bir ay içinde açılmalıdır. Yeni malik bir ay içinde bildirim yaparak edinmeden altı ay sonra dava açabilir. Arabuluculuk başvurusunun dava açma süresine etkisi özel hükümlerle birlikte hesaplanmalıdır.

Kiralananın Tahliyesi İstemi Mahkemeden veya Yetkili Merciden Nasıl İstenmelidir?

Kiralananın tahliyesi, ihtiyacın tespiti, yeniden kiralama yasağı tazminatı, davanın süre yönünden reddi, yargılama gideri somut olayın elverdiği ölçüde gündeme gelebilir. Taleplerin asıl veya yardımcı niteliği ile uygulanabilecek ferilerin dayanağı ayrı gösterilmelidir.

Sonuç

Somut uyuşmazlık bakımından güvenilir sonuç, tek belgeye veya soyut bir karar özetine dayanmaz. “Kiraya verenin konut veya işyeri ihtiyacı hangi koşullarda tahliye sebebi olur ve dava ne zaman açılmalıdır” sorusu, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile olay tarihindeki resmî uygulama birlikte değerlendirilerek cevaplanır. İhtiyaç dava tarihinde mevcut, yargılama boyunca devam eden, gerçek, samimi ve zorunlu olmalı; gelecekteki soyut olasılık tahliye için yeterli değildir.

Dosyanın ilk önceliği sözleşme türü ve dönem hesabı, delil omurgası ise kira sözleşmesi ve tapu kaydı ile ihtarname ile tebliğ belgesi arasındaki doğrulamadır. Takvimdeki ilk uyarı şudur: Belirli süreli sözleşmede dava sürenin sonundan itibaren bir ay içinde açılmalıdır. Kiralananın tahliyesi talebi açık ve uygulanabilir kurulmalı; geçici veya uzak ihtiyacı yeterli saymak riski başvuru yapılmadan önce giderilmelidir.

Kaynakça ve Karar Doğrulaması

Kira ve Kat Mülkiyeti Hukuku7 mevzuat, içtihat ve doktrin bağlantısıYayın ilkelerimiz
İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası konulu makale görseli
Makale görseli
AYNI ALANDA
Kira ve Kat Mülkiyeti HukukuKiracının Yaptığı Faydalı ve Zorunlu Masrafların İadesi

Kiracının Yaptığı Faydalı ve Zorunlu Masrafların İadesi; Kiracının kiralananı korumak için yaptığı zorunlu gider ile değerini artıran faydalı yeniliklerin iadesi; ayıp bildirimi, kiraya verenin temerrüdü, yazılı izin, geri alma anlaşması ve kalan değer üzerinden belirlenir. Delil, başvuru sırası, süre ve karşı görüşlerle birlikte incelenmektedir.

İncele →
Kira ve Kat Mülkiyeti HukukuKira Sözleşmesinde Muacceliyet ve Ceza Koşulu Yasağı

Kira Sözleşmesinde Muacceliyet ve Ceza Koşulu Yasağı; Konut ve çatılı işyeri kiralarında kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde sonraki kiraların muaccel olacağını veya cezai şart ödeneceğini öngören kiracı aleyhine kayıtlar geçersizdir. Delil, başvuru sırası, süre ve karşı görüşlerle birlikte incelenmektedir.

İncele →
Kira ve Kat Mülkiyeti HukukuKiraya Verenin Hapis Hakkı ve Kiracı Mallarının Korunması

Kiraya Verenin Hapis Hakkı ve Kiracı Mallarının Korunması; Taşınmaz kiralarında kiraya veren, işlemiş ve belirli gelecekteki kira bedeli için kiralananın döşenmesine veya kullanılmasına yarayan haczedilebilir taşınırlar üzerinde kanuni hapis hakkı ileri sürebilir. Delil, başvuru sırası, süre ve karşı görüşlerle birlikte incelenmektedir.

İncele →