Kapsam
Emanet, kira, araç teslimi, konsinye, ortaklık, vekâlet, hizmet nedeniyle teslim, satış bedeli, misli mal, malikmiş gibi devir, inkâr, kast, şikâyet ve etkin pişmanlık ele alınır. Suçun oluşması için malın zilyetliğinin belirli amaçla faile devredilmesi ve failin bu amaç dışında kendisi veya başkası yararına tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkâr etmesi gerekir; sırf sözleşmeye aykırılık yeterli değildir. Sonuca giderken işlemin adı değil gerçek hukuki niteliği, tarafların sıfatı ve korunan menfaat belirleyicidir.
Bu çalışma, güveni kötüye kullanma suçu ile hukuki uyuşmazlık ayrımı konusunda 31 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla hazırlanmıştır. Kaynakça, Mevzuat Bilgi Sistemi ile resmî karar ve kurum sayfalarına yönelir. Doğrudan resmî tam metni bulunmayan bir kayıt belirli esas-karar numarasıyla emsal gibi sunulmamış; veri tabanı bağlantıları güncel içtihadın somut dosya üzerinden yeniden araştırılması için verilmiştir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan metin ayrıca kontrol edilmelidir.
Suçun Niteliği ve Ceza Muhakemesi Çerçevesi
İncelemenin ilk ölçütü “suçun konusu başkasına ait olup zilyetliği koruma veya belirli şekilde kullanma amacıyla devredilen maldır” kuralıdır. Fail mal üzerinde devir amacı dışında kendisinin veya başkasının yararına tasarrufta bulunmalı ya da devir olgusunu inkâr etmelidir. Ayrıca “meslek, sanat, ticaret veya hizmet ilişkisi nedeniyle teslim nitelikli hâl oluşturabilir” yaklaşımının somut olayda uygulanıp uygulanmayacağı, özel hüküm ve dosya belgeleri üzerinden sınanmalıdır.
Güveni Kötüye Kullanma Suçu İle Hukuki Uyuşmazlık Ayrımı bakımından maddi hukuk hakkın doğup doğmadığını; usul hukuku ise bu hakkın hangi merci önünde, hangi sürede ve hangi delille korunacağını belirler. Hakimin hukuku kendiliğinden uygulaması, tarafın vakıaları ve talep sonucunu açıkça ortaya koyma yükünü ortadan kaldırmaz. Bu nedenle olay kronolojisi, her çekişmeli vakıanın karşısında dayanak belge ve hukuki sonuç bulunacak şekilde hazırlanmalıdır.
Resmî Mevzuat Haritası
5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu: m.155/1
Doğrulanmış Kanun Alıntısı
“Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde” — Alıntının yeri: TCK m.155/1
Bu alıntı, Mevzuat Bilgi Sistemi, Türk Ceza Kanunu TCK m.155/1 resmî metni üzerinden 31.08.2026 tarihinde doğrulanmıştır. Alıntı 31.08.2026 tarihli güncel metni gösterir; somut olayın tarihindeki düzenleme ve geçiş hükümleri ayrıca kontrol edilmelidir.
Güveni kötüye kullanma suçu ile hukuki uyuşmazlık ayrımı kapsamında m.155/1 hükümleri güveni kötüye kullanma ve etkin pişmanlık bakımından önem taşır. Hüküm, yürürlük tarihi ve geçiş kurallarıyla birlikte resmî güncel metinden okunmalıdır. Olayın hükmün varsayımına neden girdiği, yaptırımın hangi koşulda doğduğu ve Ceza Muhakemesi Kanunu ile ilişkinin özel-genel norm mu yoksa tamamlayıcı uygulama mı olduğu dilekçede açıklanmalıdır.
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu: m.158, 170, 217, 223
Güveni kötüye kullanma suçu ile hukuki uyuşmazlık ayrımı kapsamında m.158, 170, 217, 223 hükümleri ihbar, iddianame, delil ve hüküm bakımından önem taşır. Hüküm, yürürlük tarihi ve geçiş kurallarıyla birlikte resmî güncel metinden okunmalıdır. Olayın hükmün varsayımına neden girdiği, yaptırımın hangi koşulda doğduğu ve Türk Borçlar Kanunu ile ilişkinin özel-genel norm mu yoksa tamamlayıcı uygulama mı olduğu dilekçede açıklanmalıdır.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu: m.49, 77-82
Güveni kötüye kullanma suçu ile hukuki uyuşmazlık ayrımı kapsamında m.49, 77-82 hükümleri zarar ve iade bakımından önem taşır. Hüküm, yürürlük tarihi ve geçiş kurallarıyla birlikte resmî güncel metinden okunmalıdır. Olayın hükmün varsayımına neden girdiği, yaptırımın hangi koşulda doğduğu ve Türk Ceza Kanunu ile ilişkinin özel-genel norm mu yoksa tamamlayıcı uygulama mı olduğu dilekçede açıklanmalıdır.
Doktrindeki Yaklaşımlar
Aşağıdaki doktrin görüşü bağlayıcı değildir; doğrulanmış bibliyografik kaydından, eserin bağlamı korunarak aktarılmıştır.
Fatih Yurtlu: Güveni Kötüye Kullanma Suçunun Fiil Unsuru Bakımından ‘tasarruf İşlemi’ ve Tartışmalı Meseleler
Çalışma, zilyetliğin belirli amaçla devrinden sonra yapılan tasarrufun ceza hukuku alanına mı yoksa salt özel hukuk uyuşmazlığına mı ait olduğunu incelemektedir. Bu yaklaşım, bu ceza uyuşmazlığı içinde somut vakıa ve yürürlükteki hükümle birlikte değerlendirilmelidir.
“Somut olaydaki uyuşmazlığın salt olarak özel hukuk alanında mı kalacağı yoksa ceza hukukuna da mı sirayet edeceğiyle doğrudan ilintilidir.” — Alıntının yeri: Öz
Güveni kötüye kullanma suçu ile hukuki uyuşmazlık ayrımı konusunda yararlanılan eser: Fatih Yurtlu, “Güveni Kötüye Kullanma Suçunun Fiil Unsuru Bakımından ‘Tasarruf İşlemi’ ve Tartışmalı Meseleler”, Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, 2025, S. 61, s. 107-144. Doğrulama tarihi: 31.08.2026.
Suçun Unsurları ve Uygulanacak Ölçütler
Suçun Konusu Başkasına Ait Olup Zilyetliği Koruma veya Belirli Şekilde Kullanma Amacıyla Devredilen Maldır.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E. 2013/14689, K. 2015/29134 yönünden suçun konusu başkasına ait olup zilyetliği koruma veya belirli şekilde kullanma amacıyla devredilen maldır. Bu ölçüt özellikle teslim ve emanet sözleşmesi üzerinden sınanır. Mülkiyet ile zilyetlik devrinin ayrılması tamamlanmadan sonuca gidilmesi, her ödenmeyen borcu suç saymak ihtimalini güçlendirebilir.
Fail Mal Üzerinde Devir Amacı Dışında Kendisinin veya Başkasının Yararına Tasarrufta Bulunmalı Ya Da Devir Olgusunu İnkâr Etmelidir.
Bu kuralın olayda karşılık bulması için “Suçun konusu başkasına ait olup zilyetliği koruma veya belirli şekilde kullanma amacıyla devredilen maldır” kuralı bakımından arama, elkoyma, bilirkişi ve dijital inceleme delillerinin elde edilme ve muhafaza zinciri kayıtları ile maddi vakıa arasında açık bağ kurulmalıdır. “Yargıtay 15. Ceza Dairesi E. 2013/14689, K. 2015/29134 yönünden fail mal üzerinde devir amacı dışında kendisinin veya başkasının yararına tasarrufta bulunmalı ya da devir olgusunu inkâr etmelidir” değerlendirmesi, ilgili usul adımındaki kayıtlarla doğrulanmadıkça soyut kabul olarak bırakılamaz.
Meslek, Sanat, Ticaret veya Hizmet İlişkisi Nedeniyle Teslim Nitelikli Hâl Oluşturabilir.
“Yargıtay 15. Ceza Dairesi E. 2013/14689, K. 2015/29134 yönünden meslek, sanat, ticaret veya hizmet ilişkisi nedeniyle teslim nitelikli hâl oluşturabilir” ölçütünün değerlendirilmesinde belirleyici nokta, taraf anlatısından çok teslim ve emanet sözleşmesi ile ortaya çıkan fiilî durumdur. Usul planı kurulurken kuralın istisnası ve teslim amacını belgelememek savunması da ayrıca incelenmelidir.
Lehe ve Aleyhe Delillerin Denetimi
Teslim ve Emanet Sözleşmesi.
“Yargıtay 15. Ceza Dairesi E. 2013/14689, K. 2015/29134 yönünden teslim ve emanet sözleşmesi” kaydı, “Suçun konusu başkasına ait olup zilyetliği koruma veya belirli şekilde kullanma amacıyla devredilen maldır” ölçütünün ispat alanına girer. Kaydın kişi, işlem ve tarih bağlantısı kurulmalı; özgünlük ve bütünlük karşı kayıtlarla sınanmalıdır.
“Suçun Konusu Başkasına Ait Olup Zilyetliği Koruma veya Belirli Şekilde Kullanma Amacıyla Devredilen Maldır” Kuralı Bakımından Arama, Elkoyma, Bilirkişi ve Dijital İnceleme Delillerinin Elde Edilme ve Muhafaza Zinciri Kayıtları.
Bu delil öncelikle “fail mal üzerinde devir amacı dışında kendisinin veya başkasının yararına tasarrufta bulunmalı ya da devir olgusunu inkâr etmelidir” iddiasını sınamak için kullanılır. “Yargıtay 15. Ceza Dairesi E. 2013/14689, K. 2015/29134 yönünden “suçun konusu başkasına ait olup zilyetliği koruma veya belirli şekilde kullanma amacıyla devredilen maldır” kuralı bakımından arama, elkoyma, bilirkişi ve dijital inceleme delillerinin elde edilme ve muhafaza zinciri kayıtları” tek başına bütün uyuşmazlığı değil, bağlı olduğu çekişmeli vakıayı kanıtlayabilir.
Soruşturmadan Hükme Ceza Muhakemesi
Mülkiyet ile Zilyetlik Devrinin Ayrılması.
“Yargıtay 15. Ceza Dairesi E. 2013/14689, K. 2015/29134 yönünden mülkiyet ile zilyetlik devrinin ayrılması” adımı, ceza muhakemesinin ayrı bir evresidir. Teslim ve emanet sözleşmesi dosyaya alınmalı; görevli ve yetkili ceza mercii ile şikâyet, izin veya uzlaştırma koşulları somut suç tipi bakımından kontrol edilmelidir.
Bu Ceza Uyuşmazlığı Bakımından Görevli Ceza Mercii ile Şikâyet, İzin ve Uzlaştırma Gibi Muhakeme Koşullarının Belirlenmesi.
Bu aşamada dayanak delilin hukuka uygun elde edilip edilmediği ve savunmaya inceleme imkânı tanınıp tanınmadığı belirlenir. “Yargıtay 15. Ceza Dairesi E. 2013/14689, K. 2015/29134 yönünden bu ceza uyuşmazlığı bakımından görevli ceza mercii ile şikâyet, izin ve uzlaştırma gibi muhakeme koşullarının belirlenmesi” adımından sonra koruma tedbiri ve kanun yolu süreleri için ayrı kayıt açılmalıdır.
Teslim ve Emanet Sözleşmesi Temelinde Koruma Tedbiri, Savunma, Hüküm ve İtiraz-İstinaf-Temyiz Takviminin Ayrı Kurulması.
“Yargıtay 15. Ceza Dairesi E. 2013/14689, K. 2015/29134 yönünden teslim ve emanet sözleşmesi temelinde koruma tedbiri, savunma, hüküm ve itiraz-istinaf-temyiz takviminin ayrı kurulması” işlemi yürütülürken isnadın kapsamı, müdafi yardımından yararlanma, lehe delillerin toplanması ve gerekçeli karar güvenceleri birlikte denetlenir. Eksik teslim ve emanet sözleşmesi, suç duyurusu ve kamu davasına katılma sonucunu doğrudan etkileyebilir.
Şikâyet, Koruma Tedbiri ve Kanun Yolu Süreleri
Basit Hâl Şikâyete Bağlı Olduğundan Öğrenmeden İtibaren Altı Aylık Süre Gözetilmelidir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E. 2013/14689, K. 2015/29134 yönünden basit hâl şikâyete bağlı olduğundan öğrenmeden itibaren altı aylık süre gözetilmelidir. Başlangıç anı varsayımla değil tebligat, öğrenme, ödeme veya işlem kaydıyla belirlenir; sürenin hukukî niteliği ayrıca gösterilir.
Nitelikli Hâlin Soruşturma Rejimi Ayrıca İncelenir.
“Yargıtay 15. Ceza Dairesi E. 2013/14689, K. 2015/29134 yönünden nitelikli hâlin soruşturma rejimi ayrıca incelenir” takvim kuralında önce süreyi başlatan belge tespit edilmelidir. Bu ceza uyuşmazlığı bakımından görevli ceza mercii ile şikâyet, izin ve uzlaştırma gibi muhakeme koşullarının belirlenmesi yapılırken zamanaşımı, hak düşürücü süre ve usul süresi birbirine karıştırılmamalıdır.
Savunma, Koruma Tedbiri ve Hüküm Sonuçları
Suç Duyurusu ve Kamu Davasına Katılma.
“Yargıtay 15. Ceza Dairesi E. 2013/14689, K. 2015/29134 yönünden suç duyurusu ve kamu davasına katılma” sonucu, “Suçun konusu başkasına ait olup zilyetliği koruma veya belirli şekilde kullanma amacıyla devredilen maldır” ölçütü ve teslim ve emanet sözleşmesi deliliyle ilişkilendirilmelidir. Delilin dışlanması, koruma tedbiri, beraat, düşme veya kanun yolu sonucu ayrı hukuki koşullarla kurulmalıdır.
“Suçun Konusu Başkasına Ait Olup Zilyetliği Koruma veya Belirli Şekilde Kullanma Amacıyla Devredilen Maldır” Kuralının Değerlendirilmesi Sonunda Somut Olaya Uygun Beraat, Düşme, Ceza Verilmesine Yer Olmadığı veya Yaptırım Hükmü Kurulması.
“Yargıtay 15. Ceza Dairesi E. 2013/14689, K. 2015/29134 yönünden “suçun konusu başkasına ait olup zilyetliği koruma veya belirli şekilde kullanma amacıyla devredilen maldır” kuralının değerlendirilmesi sonunda somut olaya uygun beraat, düşme, ceza verilmesine yer olmadığı veya yaptırım hükmü kurulması” sonucu isteniyorsa suçun unsurları, hukuka uygunluk nedenleri ve delil yeterliliği somutlaştırılmalıdır. Dayanak delil “Suçun konusu başkasına ait olup zilyetliği koruma veya belirli şekilde kullanma amacıyla devredilen maldır” kuralı bakımından arama, elkoyma, bilirkişi ve dijital inceleme delillerinin elde edilme ve muhafaza zinciri kayıtları, temel ölçüt ise “fail mal üzerinde devir amacı dışında kendisinin veya başkasının yararına tasarrufta bulunmalı ya da devir olgusunu inkâr etmelidir” olacaktır.
Resmî Karar ve Kurum Uygulaması
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/14689, K. 2015/29134, 30.09.2015 — Resmî Tam Metin ve Doğrulanmış Alıntı
Doğrulanmış Karar Alıntısı
“aracı başkasına kullandırması eyleminin sözleşmeye aykırılık nedeniyle hukuki ihtilaf niteliğinde bulunduğu, güveni kötüye kullanma suçunun unsurlarının oluşmadığı” — Alıntının yeri: Gerekçe, somut olay paragrafı
Alıntı, resmî tam metin üzerinden 31.08.2026 tarihinde doğrulanmıştır. Kararın sonucu: bozma.
Güveni kötüye kullanma suçu ile hukuki uyuşmazlık ayrımı bağlamında resmî karar kaynağı üzerinden doğrulanan hukuki ilke şöyle özetlenebilir: Kiralanan aracın sözleşmeye aykırı biçimde şehir dışına çıkarılması veya üçüncü kişiye kullandırılması, mal edinme kastı ve güveni kötüye kullanma unsurları yoksa hukuki uyuşmazlık niteliğindedir. Bu özet doğrudan alıntı değildir; yukarıdaki kısa pasaj karar metninden kelimesi kelimesine alınmıştır. Karar, maddi olayı ve sonucu ile birlikte okunmalıdır.
Somut olayla benzerlik: Sözleşmeyle teslim edilen aracın üçüncü kişiye kullandırılmasının güveni kötüye kullanma suçunu mu yoksa sözleşmeye aykırılık oluşturan hukukî uyuşmazlığı mı doğurduğu incelenmiştir.
Kararın uygulanma sınırı: Malı sahiplenme kastı, teslim ilişkisinin amacı veya iade etmeme gibi ek olgular varsa suç vasfı değişebilir; karar salt sözleşmeye aykırı kullanım olgusuna ilişkindir.
Nitelendirme, Delil Yasağı ve Savunma Riskleri
Her Ödenmeyen Borcu Suç Saymak.
“Yargıtay 15. Ceza Dairesi E. 2013/14689, K. 2015/29134 yönünden her ödenmeyen borcu suç saymak” riski hem maddi hakkı hem başvurunun dinlenebilirliğini zayıflatabilir. Mülkiyet ile zilyetlik devrinin ayrılması aşamasında teslim ve emanet sözleşmesi kontrol edilmeli; eksiklik giderilemiyorsa iddianın kapsamı daraltılmalıdır.
Mülkiyet Devrini Zilyetlik Devri Sanmak.
Bu risk, karşı tarafın en güçlü savunmalarından biri olarak ele alınmalıdır: “Yargıtay 15. Ceza Dairesi E. 2013/14689, K. 2015/29134 yönünden mülkiyet devrini zilyetlik devri sanmak”. Bu savunmaya verilecek cevap, “Suçun konusu başkasına ait olup zilyetliği koruma veya belirli şekilde kullanma amacıyla devredilen maldır” kuralı bakımından arama, elkoyma, bilirkişi ve dijital inceleme delillerinin elde edilme ve muhafaza zinciri kayıtları delili ve “Fail mal üzerinde devir amacı dışında kendisinin veya başkasının yararına tasarrufta bulunmalı ya da devir olgusunu inkâr etmelidir” ölçütü üzerinden somutlaştırılmalıdır.
Teslim Amacını Belgelememek.
“Yargıtay 15. Ceza Dairesi E. 2013/14689, K. 2015/29134 yönünden teslim amacını belgelememek” riski gerçekleşirse suç duyurusu ve kamu davasına katılma talebi bütünüyle veya kısmen etkisiz kalabilir. Bu nedenle usul işlemleri yürütülürken olay kronolojisi ve karşı deliller birlikte incelenmelidir.
Avukat İçin Dosya Hazırlık Kontrol Listesi
- teslim ve emanet sözleşmesi
- “Suçun konusu başkasına ait olup zilyetliği koruma veya belirli şekilde kullanma amacıyla devredilen maldır” kuralı bakımından arama, elkoyma, bilirkişi ve dijital inceleme delillerinin elde edilme ve muhafaza zinciri kayıtları
- mülkiyet ile zilyetlik devrinin ayrılması
- Güveni Kötüye Kullanma Suçu İle Hukuki Uyuşmazlık Ayrımı bakımından görevli ceza mercii ile şikâyet, izin ve uzlaştırma gibi muhakeme koşullarının belirlenmesi
- teslim ve emanet sözleşmesi temelinde koruma tedbiri, savunma, hüküm ve itiraz-istinaf-temyiz takviminin ayrı kurulması
- Süre çizelgesinde Basit hâl şikâyete bağlı olduğundan öğrenmeden itibaren altı aylık süre gözetilmelidir. Nitelikli hâlin soruşturma rejimi ayrıca incelenir.
Sık Sorulan Uygulama Soruları
Teslim Edilen Malın İade Edilmemesi veya Bedel Borcunun Ödenmemesi Hangi Ek Fiil ve Kastla Ceza Hukuku Anlamında Güveni Kötüye Kullanmaya Dönüşür?
Suçun oluşması için malın zilyetliğinin belirli amaçla faile devredilmesi ve failin bu amaç dışında kendisi veya başkası yararına tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkâr etmesi gerekir; sırf sözleşmeye aykırılık yeterli değildir. Dosyanın ilk işleminde görev, süre ve delil koruma planı kurulmalı; teslim ve emanet sözleşmesi ise mümkünse doğrudan düzenleyen kurum veya özgün kaynaktan alınmalıdır.
Teslim ve Emanet Sözleşmesi Somut Olayın Hangi Unsurunu Kanıtlar?
Teslim ve emanet sözleşmesi, “Suçun konusu başkasına ait olup zilyetliği koruma veya belirli şekilde kullanma amacıyla devredilen maldır” kuralı bakımından arama, elkoyma, bilirkişi ve dijital inceleme delillerinin elde edilme ve muhafaza zinciri kayıtları birlikte okunmalıdır. Her kayıt yalnız bağlantılı olduğu çekişmeli vakıa bakımından kullanılır; düzenleyeni, tarihi ve bütünlüğü ayrıca denetlenir.
Güveni Kötüye Kullanma Suçu ile Hukuki Uyuşmazlık Ayrımı Bakımından İlk Usul Adımından Sonra Hangi İşlemler Yapılmalıdır?
Mülkiyet ile zilyetlik devrinin ayrılması; bu ceza uyuşmazlığı bakımından görevli ceza mercii ile şikâyet, izin ve uzlaştırma gibi muhakeme koşullarının belirlenmesi; teslim ve emanet sözleşmesi temelinde koruma tedbiri, savunma, hüküm ve itiraz-istinaf-temyiz takviminin ayrı kurulması. Soruşturma veya kovuşturma evresi, görevli ve yetkili ceza mercii, şikâyet, izin, uzlaştırma ve kanun yolu koşulları ayrı ayrı kontrol edilmelidir.
Güveni Kötüye Kullanma Suçu ile Hukuki Uyuşmazlık Ayrımı Bakımından Kritik Tarihler Nasıl Belirlenir?
Basit hâl şikâyete bağlı olduğundan öğrenmeden itibaren altı aylık süre gözetilmelidir. Nitelikli hâlin soruşturma rejimi ayrıca incelenir.
Suç Duyurusu ve Kamu Davasına Katılma Talebi Hangi Vakıa ve Delillerle Somutlaştırılmalıdır?
Suç duyurusu ve kamu davasına katılma, “Suçun konusu başkasına ait olup zilyetliği koruma veya belirli şekilde kullanma amacıyla devredilen maldır” kuralının değerlendirilmesi sonunda somut olaya uygun beraat, düşme, ceza verilmesine yer olmadığı veya yaptırım hükmü kurulması somut olayın ve dosyanın evresinin elverdiği ölçüde istenebilir. Delilin dışlanması, koruma tedbiri, beraat, düşme, yaptırım ve kanun yolu sonuçlarının her biri ayrı hukuki koşulla açıklanmalıdır.
Sonuç
Bu ceza uyuşmazlığı bakımından güvenilir sonuç, tek belgeye veya soyut bir karar özetine dayanmaz. “Teslim edilen malın iade edilmemesi veya bedel borcunun ödenmemesi hangi ek fiil ve kastla ceza hukuku anlamında güveni kötüye kullanmaya dönüşür” sorusu, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu ile olay tarihindeki resmî uygulama birlikte değerlendirilerek cevaplanır. Suçun oluşması için malın zilyetliğinin belirli amaçla faile devredilmesi ve failin bu amaç dışında kendisi veya başkası yararına tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkâr etmesi gerekir; sırf sözleşmeye aykırılık yeterli değildir.
Dosyanın ilk önceliği mülkiyet ile zilyetlik devrinin ayrılması, delil omurgası ise teslim ve emanet sözleşmesi ile “Suçun konusu başkasına ait olup zilyetliği koruma veya belirli şekilde kullanma amacıyla devredilen maldır” kuralı bakımından arama, elkoyma, bilirkişi ve dijital inceleme delillerinin elde edilme ve muhafaza zinciri kayıtları arasındaki doğrulamadır. Takvimdeki ilk uyarı şudur: Basit hâl şikâyete bağlı olduğundan öğrenmeden itibaren altı aylık süre gözetilmelidir. Suç duyurusu ve kamu davasına katılma talebi açık ve uygulanabilir kurulmalı; her ödenmeyen borcu suç saymak riski başvuru yapılmadan önce giderilmelidir.
Kaynakça ve Karar Doğrulaması
- Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/14689, K. 2015/29134, 30.09.2015 — resmî tam metin ve doğrulanmış alıntı — künye, karar sonucu ve kısa alıntı 31.08.2026 tarihinde resmî tam metinden doğrulandı; araştırma ölçütü: Kiralanan aracın sözleşmeye aykırı biçimde şehir dışına çıkarılması veya üçüncü kişiye kullandırılması, mal edinme kastı ve güveni kötüye kullanma unsurları yoksa hukuki uyuşmazlık niteliğindedir.
- 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu — m.155/1
- 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m.158, 170, 217, 223
- 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu — m.49, 77-82
- Fatih Yurtlu, “Güveni Kötüye Kullanma Suçunun Fiil Unsuru Bakımından ‘Tasarruf İşlemi’ ve Tartışmalı Meseleler”, Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, 2025, S. 61, s. 107-144
- Yargıtay Karar Arama
- Yargıtay İçtihat Merkezi Hakkında Resmî Duyuru

Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
